Son iki günü Sebastian ile geçirdim sayılır. Bir haftadır görüşmüyorduk. Genelde Çarşamba ve Perşembe günlerini bir şekilde birbirimize ayırmaya çalışıyoruz.
Dün sabahın köründe trene binip yanına gittim. Birlikte kahvaltı ettik ilk önce.
Kahvaltıdan sonra her zaman ki gibi yeşil çayını demledi Sebastian ve bende ders çalışırken çay içtim. Üniversite sınavlarından bir tanesinden kaldığım için Sebastian bu sefer sıkı çalışacaksın deyip beni şimdiden çalıştırmaya başladı. Görüştüğümüz günlerde muhakkak iki saat boyunca program yazıyorum.
Bu gün gittiğimde pek bir uykuluydu. Uyanana kadar bir hayli zaman geçti. Sonra annesi mutfakta öğle yemeğini hazırlamaya başlamıştı ve bende biraz yardımcı oldum.
Bu arada bildiğimiz peyniri una ve kekike bulayıp tavada hafif yağda kızarttı. Tadı çok güzeldi. Bundan sonra bende yapacağım.
Sonra bahçede ki masayı kurup hep birlikte yemek yedik. Sebastian'in kardeşi Max'ta bu gün okuduğu şehirden ziyarete gelmişti. Masada bol bol sohbet ederek yemeği geçirdik. Ondan sonra biraz daha ders çalışıp eve döndüm.
8/27/2013
off :(
Eski sevgilim twitter den beni takip ediyor. Yazdigim blog yazilarini okuyup sonrada twitterden yorum birakiyor.
Ne yapsam ki? Blok da cekmek istemiyorum. Off :(
Ne yapsam ki? Blok da cekmek istemiyorum. Off :(
8/26/2013
Günlük
Hey blogcanlar,
size bir sorum var. Şimdi ben buraya yazdığım yazılar hariç birde günlük tutuyorum. Daha doğrusu eskiden tutuyordum, ne zamandır tutmuyorum. Karar verdim de, yeniden tutmaya başlayacağım. Merak ettiğim bir konu ise, siz şimdi eğer bir günlük tutuyorsaniz/tutarsanız her iki sayfasına yazı yazarmisiniz? Tıpkı böyle.
Yoksa sol sayfayı boş bırakıp sağ sayfasına mi yazarsınız? Tıpkı böyle.
Görseller alintidir.
size bir sorum var. Şimdi ben buraya yazdığım yazılar hariç birde günlük tutuyorum. Daha doğrusu eskiden tutuyordum, ne zamandır tutmuyorum. Karar verdim de, yeniden tutmaya başlayacağım. Merak ettiğim bir konu ise, siz şimdi eğer bir günlük tutuyorsaniz/tutarsanız her iki sayfasına yazı yazarmisiniz? Tıpkı böyle.
Yoksa sol sayfayı boş bırakıp sağ sayfasına mi yazarsınız? Tıpkı böyle.
Görseller alintidir.
8/24/2013
Popon yer alsin
Leman kadın aniden çıkar gelir. Kendisini severim aslında ama bazen ne dediğini bilmez. Bazen cinlerimi tepeme çıkarır.
Aniden çıkıp gelmesini de sevmem. Her gördüğünde kendi işini gördürmesini de.
Şimdi yine çıktı geldi. Daha içeriye adımı bile atmadı 'hadi bana bir çay köy, varsa' dedi.
Senin bunu bana söylemen gerekmiyor ki. Ben sana çay koyup koymayacagimi bilirim. içeriye gir be kadın, bir popon koltukta yer alsın.
Sinirlendim kusura bakmayın.
Aniden çıkıp gelmesini de sevmem. Her gördüğünde kendi işini gördürmesini de.
Şimdi yine çıktı geldi. Daha içeriye adımı bile atmadı 'hadi bana bir çay köy, varsa' dedi.
Senin bunu bana söylemen gerekmiyor ki. Ben sana çay koyup koymayacagimi bilirim. içeriye gir be kadın, bir popon koltukta yer alsın.
Sinirlendim kusura bakmayın.
8/22/2013
Başlık yok lan
insanın sevmediği ot burnunun dibinde bitermiş. Bizimkisi de o misal :) Bu cümleme herkes istediği anlamı yükleyebilir. Bir dizi de vardı: 'Ben lafımı ortaya koydum, isteyen istediğini alır' kiki.
8/15/2013
Firinda patates, Flammkuchen ve Sevdicek
Bu gün kalkıp sabahın köründe, kargalar mokunu yemeden sevdicegimin yanına gittim. Birlikte kahvaltı ettik ondan sonrada bana yine ders çalıştırdı. Bir yandan da kendi tezini yazdı.
Sonra saat üçte çok şirin bir kafede Jan ve Isabel ile buluştuk ve iki saat oturduk.
Tatile girdiğimden beri onları görmemiştim, dün akşam buluşmuşlardı zaten fakat benim fırsatım yoktu, o yüzden bu gün buluşalım dedim.
Sonrada trene atladığım gibi evime döndüm.
Bu aralar az biraz kilo vermenin cabasindayim. Telefonuma bir uygulama indirdim. Günde kaç kalori alabilecegimi hesapladı kendileri ve karbonhidrat almamaya bakıyorum. Kafede ne yiyecegimi düşündükten sonra fırında kızarmış patatese karar verdim. Eve dönünce de balık kizarttim tavada.
Azimliyim, yavaş yavaş bir şekilde vereceğim bu kiloları.
Sevdicekte bunu yedi. Almancası Flammkuchen. Fırında çok ince açılmış bir hamur ve üzerine istediğiniz malzemeyi koyuyorlar. Benim sevdicek vejeteryan olduğu için bol sebzeli olanını seçti.
Hadi kalın sağlıcakla.
Sonra saat üçte çok şirin bir kafede Jan ve Isabel ile buluştuk ve iki saat oturduk.
Tatile girdiğimden beri onları görmemiştim, dün akşam buluşmuşlardı zaten fakat benim fırsatım yoktu, o yüzden bu gün buluşalım dedim.
Sonrada trene atladığım gibi evime döndüm.
Bu aralar az biraz kilo vermenin cabasindayim. Telefonuma bir uygulama indirdim. Günde kaç kalori alabilecegimi hesapladı kendileri ve karbonhidrat almamaya bakıyorum. Kafede ne yiyecegimi düşündükten sonra fırında kızarmış patatese karar verdim. Eve dönünce de balık kizarttim tavada.
Azimliyim, yavaş yavaş bir şekilde vereceğim bu kiloları.
Sevdicekte bunu yedi. Almancası Flammkuchen. Fırında çok ince açılmış bir hamur ve üzerine istediğiniz malzemeyi koyuyorlar. Benim sevdicek vejeteryan olduğu için bol sebzeli olanını seçti.
Hadi kalın sağlıcakla.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



