Sevgili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sevgili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11/23/2015

Kursana

Burasi bir yaslilar evi. Kimsesi olmayanlar burada kaliyor.
Sebo'nun dedesi ise son bir ayda iyice kötülestigi icin ve yasli olan anneannesi de yalniz basina onunla ilgilenemedigi, tam tamina iyi bakamadigi icin burada yatiyor.
Dün aksam Sebo ile dedeyi ziyaret etmeye gittik.
Durumu pek iyi degil. Doktorlar iki haftalik ömrü var demisler. Dünkü duruma göre benim hissim ise bir kac güne kalmaz dedeyi kaybederiz diye düsünüyorum.
Bu yüzden haftaya gidelim diye bile gecirmedim icimden. Dün yogun bir gündü biizim icin.
Öglen ilk önce babaanne ile bulusup bir lokantada yemek yedikten sonra mezarliga gidip, bir kac yil önce vefat eden diger dedeyi ziyaret ettik.
Oradan arabaya binip yukarida gördügünüz fotografta ki yaslilar evine geldik.
Dedeyi ziyaret ettik. Biraz konusturmaya calistik. Eli ile yüzünü ifade edip bana bakip zayifladigimi ima etti. Gercekten de öyle.
Yaninda oturduk yaklasik bir saat. Iki kere meyve suyu istedi. Eline verdim, kendi icti.
Sonra vedalastik. Elini tuttum. Iki ay önce daha gezmeye gittigimiz, adimlarini baba yigit gibi yere vurarak atan adamdan eser kalmamis.
Yaslilik zor bir sey. 89 yasinda dede. Anneanne ise yalniz kalacaga benziyor.
Icimde bir burukluk var ve iyi ki gittim, iyi ki gördüm dedeyi hissi.

11/10/2014

Ekim

Geçen sene geçirdiğim ameliyattan dolayı gidememiştim Hochheimer Markt'a. Zaten bu markti da Sebastian'in sayesinde tanıdım ve sevdim. Her sene Ekim'in ilk haftasında Hochheim'de kurulan bir kermes. Sabah dokuzda açılıyor gece bir de kapanıyor her yer.
Cuma günü başlıyor, diğer hafta salı günü büyük bir havai fişek gösterisi ile bitiyor. Orada oturanlar her akşam gidiyor tabi ki ama ben cumartesi akşamı gittim Sebastian'la.
Su gördüğünüz kırmızı tırın önünde buluştuk arkadaşlar ile ondan sonra da dolanmaya başladık. Tıklım tıklım di her zamanki gibi. Geçen sene de gitmeyi çok istemiştim ama kuyruk sokumumdan ameliyat olduğum için ve yaram kapanmadığı için vazgecmistim. O kadar insanın içinde ite kaka yürürken muhakkak acı cekecektim çünkü. Cumartesi günü gittiğimde geçen sene aldığım bu kararın doğru olduğunu tekrar anladım.
İlk önce karnımızı doyuralım dedik ve Dinnele denilen bu hamur işlerinden yedik. Bu kadar insan içinde sıraya girdik ve önceki yıllara göre 20 dakikacık bekleyerek rekor kırdık diyebilirim. Daha doğrusu her sene gidenler öyle dedi, normalinde bir saat falan bekleniliyormus. 4 Euroya sıcak sıcak karnımızı doyurduk.
Sonra meşhur sıcak kırmızı şaraplardan (Glühwein) aldık ve ateş başında oturduk. Dolandık. Tatlı bir şeyler yedik. Gece bir buçukta yavaş yavaş her yer kapanmaya başlarken evlerimize dağıldık.
Şimdi yılbaşı planları yapıyor Sebastian'nin arkadaşları. Senede bir kere gittikleri erkek gezmesinde gittikleri bir otele gitmek istiyorlar. Meşhur erkek haftasonu dedikleri geleneği yıkıp biz hanımları da götürecekler bu sefer.
inşallah bir aksilik çıkmaz da gidelim. Böyle işte blog. Ekim geldiği zaman buralara Noel ve yılbaşı telaşı geliyor.

Fotoğraflar internetten alıntıdır. Temsili.

10/21/2014

Sirik

Artik buraya fazla yazi yazmadigimin farkindayim ama sanki hayatin rutinine mi kapildim ne?
Gecen haftasonu bulusamadik Sebo ile. Tren biletim yoktu. Isim yok. Param yok. Bilet alamadim kendime. Baska bir üniversiteye gecince biletimi beklemeye koyuldum, o da gelip seni alayim demedi uyuz.
Bozuldum aslinda.
Bu haftasonu bulustuk. Yani gectigimiz haftasonu. Insanin bir kere bile aklina gelmez mi gelip seni alayim demek diye sitem ettim.
Bu güne kadar seni bir kac kere eve götüreyim yada gelip alayim dedigimde her seferinde hayir dedin. Bende bunu istemedigini sandim dedi.
Yoksa ben seni gelip her defasinda alirim, bana sadece gel beni al demen yeterli deyip yüregimi aldi sirik. Evet sirik :)
Cumartesi günü hava güzeldi. Ailesi ile bahcede yemek yedik sonra biraz bahce isleri ile ugrastik.
Pazar günü anneanne yemege davet etmis bizi fakat biz birbirimizi o kadar az görüyoruz ki artik, bir bahane bulup gitmedik.
Oturduk birlikte yemek yedik. Pesine "Otostopcunun Galaksi Rehberi"ni seyrettik.
Sohbet ettik bol bol.
Benim yeni üniversitemi konustuk. Arada yine bir bucuk yil daha zaman kazandin ondan sonra elini cabuk tut dedim, gülümsedi.
Seviyorum ben bu sirigi ya. Düsüncesizligini, düsüncelerini, sakinligini, benim deliliklerime biyik alti gülüsünü ... Her seyini.

9/01/2014

Happy Sunday

Görsel google'dan alinmistir
Görsel google'dan alinmistir

Dün Sheldon'un anneannesi ve dedesini gidip aldik ve onlarla yemege gittik. Iyice yaslanan anneanne ve dede arabaya inmekte ve binmekte zorluk cektikleri icin anneanneyi öne dedeyi de arkaya oturttuk.
Sonra anneannenin tarifi ile "Zum Rettershof'a" gittik.

Köpekleri de götürdük
Orada hep birlikte yemek yedik ve sohbet ettik. Anneanne cok sirin bir kadin. Babaanneden de bahsediyorum ara sira ama babaanne anneanne'den daha dinc.
Yemegimizi yedikten sonra büyükleri eve biraktiktan sonra bizde Sheldon'un evine döndük. Cok sevdigimiz "Otostopcunun Galaksi Rehberi"nin bir bölümünü daha seyrettikten sonra eve döndüm.




8/01/2014

Makarna, Pilav, Patlican :)

Bu sabah ise gitmek icin alti bucukta kalktim ve ilk isim Sebastian'i aramak oldu. Bu gün ise basladi beyefendi.
Dün yanindaydim ve heyecanli oldugu her halinden belliydi.
Annesi babasi 5 haftaligina tatile gittiler ve Sebo evde kaldi. Köpeklere bakiyor ve kendi kendini gecindirmeye calisiyor.
Ileride ayni evde yasamaya baslarsak eger hic bir sorun yasamayacagiz, zira beyefendi her gün makarna ile besleniyor.
Ne zaman bikacaksin makarnadan diye soruyorum, hic bir zaman diyor.
Bende dün yanimda giderken aksamdan yaptigim patlican yemegini götürdüm ve pilav yaptim.


Üc kere yemegin ne kadar güzel oldugunu söyledi. Eee, neydi?. Askin yolu migdeden gecer. Sebo'nun evi meshur bir ormana yakin. Köpekler ile orada dolasiyor her gün 3 kere. Iki uzun gezinti, bir kisa. Cocuktan beter bu köpekler ama cok tatlilar. Disariya cikacaklarini hemen anlayip tasmalarini da kapip kapinin önünde bekliyorlar.
Almanya'nin havalari bu aralar bir acayip. 30 derece oldugu halde gökyüzünün dibi birden deliniyor ve felaket bir sekilde yagmur yagiyor.
Biz de tam ormanda dolasmaya cikmisken yagmura yakalandik ve sirilsiklam olmus bir vaziyette eve döndük.
Simdi Sebo ile sadece haftasonlari görüsebilecegiz.
Bunun farkinda ve bana cok farkli davranmaya basladi bu yüzden. Hic degilse birlikteligim bana huzur veriyor. Mutluyum.

6/19/2014

Araba

Sebastian ile bu gün araba da tamir ettik.  Hadi bakalım.  Sileceklerin su  hortumu bozulmuş.  Yenisini ismarlayacak şimdi beyefendi.

5/17/2014

Mezuniyet Töreni

Dün aksam Sebo'nun mezuniyet törenine gittim. Hava sansimiza cok güzeldi. Haftalardir hep soguk olan Almanya dün hic degilse 17 dereceyi gördü. Buna da sicak mi diyorsun deme, burasi Almanya.
Sato da oldu mezuniyet töreni.
Hem fotograf makinesi ile hem de denemek icin yeni cep telefonum ile fotograflar cektim.



Kaynak: Cep telefonum :)

Tüm mezun olanlari tek tek sahneye cagirip yazdiklari tezin basligini ve nerede yazdiklarini okudular. Sonra herkese belgelerini verdiler. Tören bittikten sonra holde dizilen masalarda yiyecekler icecekler vardi.
Hem hocalar ile sohbet ettik hem de hazirlanan ufak hamur islerinden yedik.
Bir kac sene önce emekli olan profesörlerimiz de gelmisti. Cok mutlu olduk.
Törenden sonra arkadaslarimizla bulusmak icin istasyonda bulunan UrbanKitchen restoranina gittik.

Kaynak: Google

Buraya gecen sene Eylül ayinda gitmistik Sebo ile ve hosumuza gitmisti. Pazar günü dogum günü ve dün de mezuniyet töreni olmasi dolayisi ile dün de burada bir masa ayirttik. 10 kisilik arkadas grubumuz ile yemek yedik.


Kaynak: Cep telefonum
Sebo vejeteryan oldugu icin vejeteryan bir hamburger yedi. Ben gecen gittigimizde yemistim. Tadi cok güzel. Icinde kizarmis patlican, domates ve beyaz peynir var. 

Kaynak: Cep telefonum
Bu da benim yemegim. Soya fasülyesi ve cin pilavi. Ayrica tavuk gögsü.

Böyle bir aksam gecti iste. Biraz olsun haberlerden siyrildim.

5/13/2014

Yaziyor

Cesitli gazetelerden cesitli sayfalar ile doldu masam. Sebo bey Almanya'nin en iyi bilgisayar mühendisi secildiginden beri tüm gazeteler pesinde. Herkes röportaj yapmak istiyor onunla. Ilk önce okudugumuz üniversitenin adi gectigi icin profesörler de muhakkak röportaj vermesini istedi. Sonra bir röportaj ile kalmadi. Oturdugu sehrin yerel gazetesi, diger üniversitelerin yan kollari vs. Bense bu adam ile iki haftadir kendime göre dalga gecmekteyim. "Meshur oldun haberin yok. Meshur bir adam ile birlikteyim. Dur sen, haftaya diger röportajini da ver, imza dagitmaya basla beni tanimazsin da."
Gülümsüyor. En cok bu yanimi seviyor benim herhalde. Biraz deli dolu olmami.
Pazar günü dogum günüydü. Ögleden sonra tüm ailesini davet etmisti. Iki amca, bir hala, babaanne, dede, anneanne, bir teyze ve hepsinin esleri ve cocuklari. 15 kisi olduk galiba. Tam saymadim. 4 pasta vardi sofrada.
Biraz cay, biraz kahve. Bir pasta haric tüm pastalari sildik süpürdük. Pasta kötü degildi yanlis anlama, sadece dört pasta gercekten coktu. Plak hikayesini anlattim. Bu sene hediye sorunu yasamadigim icin mutluyum. Aksam yemeginde kuskonmaz corbasi vardi. Cok severim ben. Eskiden kuskonmaz nedir bilmezmisiz. Almanya'ya gelince ögrenmis annem yemegini ve corbasini yapmayi. Bazen bazi hikayelerin dogruluguna inaniyorum. Bir anne karninda bebegini tasirken neyi severek yerse, dogurdugu cocukta bu yiyecegi severek yedigine inaniyor annem. Ben dogmadan önce tanismis kuskonmaz ile ve cok sevmis. Bende seviyorum. Ben iyiyim de kardesimin hali daha beter. Annem kardesime hamileyken bol bol enerji icecegi tüketti. Ici yaniyordu kadinin, buzlu buzlu iciyordu vallahi. Simdi ben igrenerek baktigim tüm enerji iceceklerini kardesim iciyor vallahi. Bu yüzden inaniyorum bu anne karninda alisma meselesine. Nereden nereye geldim yine blog. Ama o kadar cok yazma istegi var ki icimde anlatamam.
Neyse, simdilik bu kadar.

5/02/2014

Plak

Mayis geldi. Bu demek ki hem benim hemde Sheldon'un dogum günü. Yine biz birbirimize ne istedigimizi sorduk. Kürek davasini biliyorsun. Bilmiyorsan buradan okuyabilirsin.

Kürek
Kürek Vol.2
Kürek Vol.3
Kürek Vol.4

Acikcasi bu sene sorarken "bana bak yurtdisindan hic bir sey isteme, fena yaparim" dedim. O da bende cok güldük.
Neyse Sheldon'un plak calari var ve benim de cok hosuma gidiyor. Bu yüzden bir plak istedi. Istedigi plak 2006 yilinda cikmis. "Büyük ihtimal kullanilmis almamiz gerekecek" dedi.
Bende internetten arayisa girdim ve maasimin gelmesini bekledim.
Sonra plaki buldugum sitede "su an satisa sunulmuyor" bildirisi ile yikildim.
Aramaya devam ettim ve Amazon'da buldum. Bu sefer de acaba bu Sheldon'un istedigi plak mi, yani özel bir kapagi var onu istiyor da. Satisa sunan bayana mail attim, dedim bu plagin kapaginda kafa resmi var mi? - dedi ki evet o.
Hemen ismarladim.
Sitenin verdigi bilgiye göre 10 Mayis'ta gelecek. Sheldon'un dogum günü de 11 Mayis zaten.

Sonra benim ne istedigimi sordu sevdicek. Ben aslinda hosuma giden bir yüzük istiyordum. Fakat insan sevdiginden yüzük isteyince genellikle karsida ki insan "eyvah evlilik teklifi bekliyor bu" diye kasilacagi icin yüzük istemeyeyim en iyisi dedim.
Kiz arkadasima sordum. "Sheldon'dan sence yüzük isteyebilirmiyim dogum günüm icin."
Isteyebilirsin, sadece evlilik teklifi beklemedigini söyleyebilirsin. Sonra parantez icinde evlilik teklifi etse daha hos olur tabi ki dedi. :)
Bende yüzügümü istedim sevdicekten.
Ne olur dua et. Kürek gibi basima bela cikmasin bu plak isinde de.

4/30/2014

Java

Bir bilgisayar mühendisinin hali budur arkadaşlar. 
Java yazılım diline aşığım ama C için aynısını diyemeyeceğim. 


Şu an hayatım "undefined reference" ile dolmuş durumda. 
Sinir oldum biraz. 
Iyi ki bu akşam ders çıkışı arkadaşlar ile buluşacağız. 
Sheldon MayDay'e gitti. Yarın öğleden önce dönmez. 
Bu arada Almanya'nın en başarılı bilgisayar mühendisi seçildi. 
Üniversitenin sitesinde boy boy fotografı var. 
Iki metre boyda sorun değil. Ha ha cok güldüm. 
Dün dalga geçtim. 
Şöhret ile birlikteyim de haberim yokmuş dedim. 


4/24/2014

Gül Kokusu

Ben bu gün aslinda cok kisa da olsa ugramistim. Tam gidecektim ki nereye bu gün babamin dogum günü dedi. Bende kaldim.
Sonra babaanne ile yemege gittik. Sekseninci dogum gününü kutladigi yere.
Biz oraya vardigimizda bizi bekliyordu babaanne. Beni de görünce sevindi.
Bu aralar yediklerime dikkat etmeye calisiyorum. Daha cok sebze agirlikli beslenmeye calisiyorum. Bu yüzden bu yemegi sectim.


Pirasa ile bezenmis ve sadece mantardan olusan köfte. Yanina da biraz pilav.

Sonra eve döndük. Ve aslinda hic ayaga kalkmak istemeyen köpekler ile yürüyüse ciktik.
Solda ki Alba. Kendisi bana asik. Bende onu cok seviyorum. Bu gün Sheldon onun tasmasini benim elime verdi. Her sokak basinda otur Alba dedikce oturdu ve arabalarin gecmesini bekledikten sonra gel Alba demem ile yürümeye devam etti. Beni ara sira da olsa dinliyor sag olsun :)

Sonra bahcede ki masayi süsledi Sheldon'un annesi. Stefan'in dogum günü var diye kaynana adayimin kiz kardesi ve annesi babasi da geldi. Bahcede oturup kahve icip pasta yedik.
Almanya bu gün güzel hava gecirdi. 24 dereceyi gördüm efendim.

Insanin kendi evi gibisi yok herhalde. Bizim kendi evimiz yok ama bu duyguyu sevgilime gidince yasiyorum.
Bahce baharin da getirdigi güzellikler ile dolu. Rengarenk.
Burasi da Sheldon'un odasi. Manzaraya bayiliyorum.

Sheldon Potsdam'a gittiginde bana oradan ufak bir hediye almis ama vermeyi unutmus. Unutkan sevgilim. Teyzesi "begendin mi?" diye sorunca aklina geldi ve bana hediyesini verdi. Gül yapraklarindan olusan bir Likör diyelim. Icinde de cayini tatlandirman icin sekerler bulunuyor. Simdi sekerlerden bir tanesini cayima attim ve gül kokusu yayildi tüm eve. O kadar güzel ki anlatamam.



4/16/2014

Kilise Canlari

Haftasonu Sheldon ile katildigimiz dügünde herkes sizin dügününüzü dört gözle bekliyoruz dedi.
Türk-Alman karisik bir seyler olacak.
Kizlar kina gecesi görme hevesinde.
Ben ise "daha evlilik teklifi almadim, size ne oluyor?" desem de, Sheldon'un bir arkadasi "oda yakinda gelecektir" dedi.
Zaman hizla ilerliyor. Günler günleri kovaliyor bu iliski denilen güzel seyin icinde.
Iki bucuk sene olacak neredeyse ve ben kendimi evlilik hayallerine kaptirmis degilim aslinda.
Arkadaslarimiz evlendikce üzerimizde ister istemez bir baski mi olusuyor onun da farkinda degilim.

Kilise de mi evleneceksiniz diye sordular bir de. Yok canim daha neler dedim. Alman dügünlerine katilmama, kilisede onlar ile birlikte kutlamalara katilmama seviniyorlar. Cünkü baska birisi yapmazdi belki, bu kadar acik görüslü olamazdi diyorlar.
M.'nin kiz arkadasi hic bir eglence katilmiyor mesela.
Kiz Alman olmasina ragmen, ne bir davete icap ediyor ne de arkadas ortaminda bir yere yemege gittigimizde geliyor. M. her zaman yalniz kaliyor.
Herkes bu durumdan sikayetci.
Gecen sene katildigimiz bir dügüne tesrif etti hanim efendi. Aksam yemegin ortasinda kalkti gitti. Basi agriyormus. Ki Almanlar da yemek siparisi ve tüm organizasyon gelen misafir sayisina göre ayarlaniyor.
Davetiye ile bir cevap kartpostali gönderiyorlar.
Bu kartpostala yaziyorsunuz, kac kisi geleceginizi ve yemek konusunda özel bir isteginizin olup olmadigini.
Hanim efendi her ne kadar o kadar insanin arasinda fark etmesede hem M.'nin aksamini hemde onun icin özel organizasyon yapan ciftin aksamini mahvetti.

Demem o ki. Ben durumumdan memnunum. Iliskim icin yeterince öz veriyi gösterdigime inaniyorum. Iki farkli kültürden bir araya gelen insanlarin isinin iki kat zor oldugunu düsünüyorum.

3/28/2014

Potsdam

Sheldon Bilgisayar Mühendisleri Sempozyomu için Potsdam'a gitti.
Dün sabah beste araba ile yola çıkan beyefendi on birde Potsdam'da ki oteline vardı ve hemen bana "vardım" diye mesaj attı.
öğlene doğru gittiği üniversitenin fotoğraflarını gönderdi. O kadar güzel ki anlatamam.
Etraf yemyeşil ve göller ile süslenmiş.
Bizim üniversite de master tezini yazdığı hoca sayesinde dün orada tezi hakkında 10 dakikalık bir sunum yaptı. Oteli Perşembe'den Cuma'ya ayarlamislar Sheldon da Cuma'dan Cumartesi'ye uzatmış.
Liseden bir sınıf arkadaşı şimdi Berlin'de yaşıyormuş onunla buluşup gezeceklerdi.
Kısa bir tatil oldu. İyi oldu da bende gideydim öhö

2/25/2014

Sheldon'un Babaannesi Seksen Olursa

Geçtiğimiz pazar günü Sheldon'un babaannesi 80 yaşına bastı. Tüma aileyi bir araya getirmek için büyük bir organizasyon hazırlayan E. babaanne beni de davet etti sağ olsun. Yaklaşık 60 kişilik bir ziyaretçi grubu ile doğduğum şehirin güzel bir bölgesinde bir şaraphane de buluştuk.











Nerede oturacağımız bile düşünülmüştü. Almanların bu sistemine bayılıyorum.

Bol bol yemek ve bol bol sohbet ile altı saat'ten fazla burada kaldık. Tam bir nostalji havası yaşadım.


2/10/2014

Hangimiz ayaga kalkmadik ki?

Yoğun bir sınav döneminden geçtim. Topu topu bir sınav yazdım ama benim için çok önemliydi. Bu arada sevdiğimin sevgisi devam ediyor. Sınavlardan sonra aileme tanıştırmaya karar vermiştim. Fakat bir sınavımı erteledim. Tanistirmakta başka bir bahara kaldı.
İliskimde ufak bir sorun var. Sorun değil aslında ama ben büyütüyorum galiba. Annemin almancayı zor konuşması Sebiçin bir sorun yaratıyor herhalde. Yanlış konuşanları düzelttiği için annemi de düzeltecek diye bir hisse kapıldım. Buna izin vermeyeceğim çünkü anneme veya babama saygısızlık edilmesini istemiyorum.
Sınav öncesi bu konuyu fazla dile getirmedim ama bakalım ilerleyen günlerde nasıl gelişecek durumlar.
Yabancı dil sonuçta bu. Hangimiz bir yabancı dili yüzde yüz konuşabiliriz ki? Sebbunun farkında değil.

Su an açıkçası sallıyorum. Çünkü bu güne kadar hiç bir konuda kavga etmediğimiz için bu konuyu da halledecegimizi düşünüyorum.
Madem bu kadar büyük bir sorun teşkil ediyordu o zaman paşa beyim kendine yabancı bir kız arkadaşı bulmasaydı :)
Üniversiteye odaklanmış durumdayım. Temmuz'da sınavımı geçmek mezun olmak istiyorum.
Ondan sonra karar vereceğim. Aşk karın doyurmuyor ne yazık ki. Acı ama gerçek.
Karamsar olmak istemiyorum ama olmadı yoluma bakarım. Yoksa hangimiz "geberiyorum" dediğimiz halde ayağa kalkmadik ki?

1/05/2014

Gerdani süsleyelim

Ve ben iki yil bitti diye sevdicege bir igne almistim. Sende bir sey istiyormusun deyince bir kolye istemistim.
Yusufcuklari cok severim ben.

Bu gün aksam BBC'de Sherlock Holmes'in ikinci bölümü yayimlaniyor.
Bir araya toplanacagiz arkadaslar ile.
Sevdigime geldim bende. Ilk bölümü ikimiz de seyretmedik, birlikte seyredelim diye.

Bana ufak bir hediye paketi uzatti ...

... Icinden de istedigim kolye cikti.

Simdi bana gecen sene dogum günümde aldigi sonsuzluk kolyem ile boynumu süslüyor.

1/01/2014

Cünkü ben ...

Oturdum, dün neler yaptığımı yazdım günlüğüme.
Böylece seneyi gerçekten kapattım ve tertemiz 365 sayfa daha ekledim.
Bir zamanlar yazdığım günlüklerin hepsini bir cinnet anında çöpe attığımı hatırlıyorum.
Pişman değilim. Çünkü içinde yazanlar hatırlamak istediğim şeyler değildi.
Bahsettiğim insanlar artım hayatım da yok.
Ne arkadaş olarak gördüklerim, nede dost sandığım sahte yüzler.
Bu günlüğümü pek bir süsledim ben.
Oturdum ve ajandamda bulunan tüm ufak notları uzun uzun anlatarak yazdım.
O günden kalma ne varsa yapistirdim içine. Hatıra kalsın diye.
Sebastian ile olan az biraz fotoğrafımız var.
Hepsinin çıktısını aldım.
Hangi gün çekildi ise yazdım ve yanına yapistirdim.
Dün akşamı birlikte geçirdik yine.
Bu bizim birlikte yaşadığımız üçüncü yılbaşı ama son ikisin de bir arada olduk.
İlkinde daha ilişkimiz 3 haftalikti ve ben ailem ile uzakta olan teyzeme gitmiştim.
Umarım 2014 yılında evlilik teklifi alır, 2015 yılında da evlenirim lan.
Çünkü ben tarihi bile seçtim.


Yeni profil fotografim nasil?

12/28/2013

Çiçekli Çay Vol.2

Çiçekli Çay Vol.1 burada

Evet efendim bu gün cayimin ikincisini kullaniyorum. Buda icinden cikan cicek efendim.
Ben bayildim bu caylara.





12/26/2013

Çiçekli Çay

Dün sevdiğimin ailesi beni noel yemeğine davet etti. Sevdiğin iki teyzesi, kocaları ve cocukları derken 17 kişi olduk. Bol bol sohbet edip bol bol yemek yedik. Sonra ben gitmek icin ayaklandigimda sevdiğimin büyük teyzesi bana kocası ile ufak bir hediye uzattı. Cukulata almışlar bana. Sonra baktım ki sevdiğimin annesi ve babası da bir paket uzattı. Cayı cok sevdiğimi bildikleri icin cay almışlar ama cok ilginç. Cay top halinde fincanaveya çaydanlığa yerleştiriyorsunuz ve sıcak su ekliyorsunuz. Yaklaşık on iki dakika o top gidiyor ve yerine çiçeğe benzeyen bir sey geliyor. Dört çeşit topum var. Bakalım neler çıkacak. Bu ilk topum. 

12/21/2013

Noel Yemekleri

Noel tatilinde bulunuyoruz efendim Almanya genelinde. Simdi tüm noel yemekleri basliyor. Aile ile gidilen yemekler, is yeri ile gidilen yemekler vs.
Bu gün sevdigimin tamburcularinin noel yemegi var.

Bir siyah pantolon, bir acik kahve tonunda simli bir kazak.
Cok hafif bir makyaj.
Aldigim yeni hafif topuklu yarim cizmeler.

Hazirlandim, tren saatinin gelmesini bekliyorum.
Gecen sene de götürmüstü beni bu yemege.
O zaman tamburcular sevdicegin sevdiginin oldugunu bilmedikleri icin her zaman yalniz geldigi yemege bu sefer yaninda birini getirmesine sasirmislardi ve heyecanla beni beklemislerdi.

Bu gün yine o tamburcular ile yemege gidiyoruz iste.
Yemeklerimizi önceden sectik.
Siparis vermek daha kolay olsun diye.
Sevdicek vejeteryan, ben ise müslüman.
Ikimiz icinde et yemegi tabu.
Bende bu yüzden makarna esliginde mantar kavurmasi sectim.
Yanina da salata ikram ediyorlarmis.

Ne tesadüf ki Sebastian da benim ne sectigimden haberi olmadan ayni yemegi secmis.
Bakalim, güzel bir aksam bizi bekliyor herhalde.