Düşünceler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Düşünceler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6/25/2014

25. Haziran 2014

Yasadiklarimdan ögrendigim bir sey var ise hayatta kendinden sonra birini seveceksen yine de her zaman yalniz kalacagini aklinda bulundurman lazim.
Dün Sheldon ile ufak bir konusmamiz oldu.
Ve bena anladim ki o benim gibi ne duygusal yönden nede mantik olarak daha sabit adimlara hazir degil.
Ne istedigini tam olarak bilmedigi icin kendi kafasi da karisik.

Aileme tanistirmak istiyordum ve bir türk olarak örf adetlerimizi anlatmistim. Seni aileme tanistirdigimda hic degilse ciddi bir iliski, evlilik yönünde giden bir iliski oldugunu bilmem gerekiyor demistim.
Bu onun gözünü korkuttu herhalde.
Sinavim var yakinda. Sonra 3 aylik bir staj ve tez calismasi sonunda en gec Ocak 2015'te mezun olacagim insallah.
Sheldon ise bu gün bir is yerinde kontrat imzalayacak ve Agustos'un birinden itibaren calismaya baslayacak.
Yarin öbür gün sen calismaya baslayinca birbirimizi haftada ancak bir yada iki kere görecegiz dedim.
Evet maalesef dedi.
O zaman seni Agustos'ta aileme tanistirayim, seninle bulusmaya gelirken bahaneler üretmek zorunda kalmam dedim.
Bahaneler ile iyi gidiyorduk dedi.
O an icimde bir karisiklik oldu.
Sen daha tanismak istemiyormusun, ben halbuki ailemle tanismanin senin icin önemli oldugunu zannediyordum dedim.
Bir sey diyemedi.
Konusma özürlüsün, sorun da burada dedim.
Ben ne istedigimi tam olarak bilmiyorum ki dedi.
Istedigi iliskimizi bitirmek degil. Sadece hazir degil bunu anladim.

Erkekler ...
Hangi yasa gelirlerse gelsinler birine tamamen baglanmaktan korkuyorlar herhalde.
Daha gencim, bir seyler kaciririm duygusu yasiyorlar.

***
Anladim ki sen duygularin ile benim kadar ileriye gidememissin.
Kendini hazir hissettiginde bana söylemen yeterli.
O güne kadar iliskimizin nereye varacagi konusu hakkinda düsüncelere gark olmayacagim.
Sana ilk günlerde söyle demistim.
Senden kacmiyorum korkma.
Simdi yineliyorum. Senden kacmiyorum ama beni bir ömür bekletme.
Tüm bunlari dedim ve ...

***
Aileme sözüm var benim. Üniversite bitmeden evlilik yolunda bir seyler düsünmeyecegim diye.
Bu sözümde durmaya karar verdim.
Üzüldüm mü?
Evet.
Icimden bir seyler koptu mu?
Hayir.
Seviyor muyum?
Evet, hemde cok.
Sadece zamana ihtiyacimiz oldugunu fark ettim.
Beklenti icine girdigimiz anda kendi kendimize ve yanimizda bulunan insana hayati zehir ediyoruz galiba.

5/06/2014

Kanatlar

Bir hikaye yazacaktim.
Kagit kalem bulamadim.
Hikaye uctu gitti.
Kanatlarindan tutamadim.
Otobüste oturmak icin yer kapma cabam sadece biraz daha kitap okumak icin.
Ayakta okuyamiyorum cünkü.
Otobüs saatlerini de degistirmisler.
Biraz gecikmem ondan.
Bir kahve bile alamadim kendime.
Asabimiyim bu yüzden?
Sanirim hayir.
Bazi aliskanliklar sadece zamanlamadan ibaret.
Evde hic kahve icmeyen ben,
disariya cikinca bir fincan ister durur gönlüm.

Bir hikaye yazacaktim.
Kagit kalem bulamadim.
Hikaye uctu gitti.
Kanatlarindan tutamadim.


5/04/2014

Anladim ki ...

... kısa cümleler kurmak gerekiyor su hayatta.
Kimse bir şeylerin uzun uzun anlatilmasindan yana değil.
Yalnızlık!
Ne kadar acı bir kelime.
Yalnizligimizi kendi cümlelerimiz ile imzalıyoruz.
Kısa cümleler kur.
Uzun uzun dinlemek isteyen yok etrafında.
Yarım yamalak bilgiler ver.
Kimsenin seni tanımasına izin verme.
Senin de büyün kaçıyor ondan sonra.
içini dışını ezbere bildiği şeyleri elleri ile kenara itiyor insanlar.
Hep yarım yamalak işlerin peşinde.
Kendini sakla.
Böylece seni incitmelerine de izin vermemiş olacaksın.
Mantıklı.
Yalnızlık.
Ne kadar acı.

5/03/2014

Ay Bunaldim

Almanya'da saat su an 16:01 yani canım Türkiyemde 17:01. Aramızda sadece bir saat var evet blogger.
Ama benim salterler şimdiden attı.
Bazı haftasonları sanki benim için yapılmamış.
Sabah erkenden uyandım. Kalktım. Annem ile babamla kahvaltı ettik. Kardeşim dün gece evde yoktu, bu akşam ancak gelir.
Bu aralar tezini yazdığı için genellikle haftasonlarini üniversitede atölyede geçiriyor. Aslında yasak ama tüm gece ders yaptıkları için, bir de haftasonu güvenlikten başka kimsenin olmadığı için sorun çıkmıyor.
Neyse bu gün benim için çok sıkıcı geçiyor. Evi temizledim. Paspas yaptım. Toz aldım. Akşamdan kalan tencereleri kücülttüm. Dün yetistiremedigim günlüğümü yazdım.
Tumblr'da dolandım. Şimdi ne yapsam diye düşünüyorum.
Tartiye çıktım yarım kilo daha gitmiş. Sebze ve meyvenin gözüne verdim. Makarna yemiyorum beş gündür.
Kendine kocaman kazan ile salata yaptım. Ton balığı koyacaktım içine evde ton balığı yokmuş, bende başka balık kullandım.
Neyse bu gün benim için çok sıkıcı geçiyor. Evi temizledim. Paspas yaptım. Toz aldım. Akşamdan kalan tencereleri kücülttüm. Don yetistiremedigim günlüğümü yazdım.

Bütün bunları neden yazdığımı da bilmiyorum ama blogger canım sıkılıyor herhalde ondan.
Cep telefonumda oynadığım tarlada da yapacak iş kalmadı. Var mi bu tarla oyununu oynayan?


Kaynak: google




İyi ki bu tarla var da telefon ara ara ötüyor yani yoksa kimsenin aradığı sorduğu yok dermisim. Sheldon'den gelen mesajları saymıyorum tabi ki.
Neyse fazla konuştum. Bu haftasono olmamış. Yenisini yapsınlar.

Üstümden 3 Tir Gecti

Aniden gelen misafirleri pek sevmem ben. Ev hali diye bir şey var. Dün kasvetli hava vardı. Bende biraz halsizdim. Annem çorba yapayım içersin dedi, bende oturma odasında koltukta uzanmış tam daliyordum ki, zil çaldı.
En yakın arkadaşımın annesi almış iki torunu gelmiş yanda ki komşusu ile. Bebekleri çok seviyorum. Birisi bir, diğeri iki yaşında kız çocuğu. Bir de en yakın arakdasimin oğlu var. Oda 3 yaşında. Biz onlara kısaca çete diyoruz.
O arada en yakın arkadaşım annesini aradı neredesiniz diye, Su'dayım dedi şimdi geldim falan filan, tamam geliyorum.
Nereye gidiyorsun, neden gidiyorsun dememe kalmadı ayıp olmasın diye en yakın arkadaşımı da arayıp gelsene dedim.
Onun yanında kaynanası vardı. Olduk mu sana birden 9 kişi.
Çocuklar yetti vallahi. Hopla zıpla. Koltuk tepelerinde dolan (en sinirlendigim şey).
Bir ara en ufağı daha yeni yeni yürüdügünden kendime aldığım çiçeğin üstüne düştü ve cicegimi kırdı.
Çok üzüldüm.
"Çocuktan değerli mi" diye sordu anneannesi. Tabi ki çocuktan değerli değil ama o çiçekte benim çocuğum belki, nereden biliyorsun? Elma diye tutturdu veletler. Hepsinin eline bir tane verdik. Yediler, yerden yere attılar, yuvarladılar. Yediklerini tükürdüler. Elmalar mundar oldu anlayacağın. Benimde sinirlerim lâçka.
Evinde bir yerden bir yere gitmesine izin vermezler bu çocukların, elalemin evine sicmasina göz yumarlar. Böyle anneleri, anneanneleri anlamıyorum.

5/02/2014

...


An itibari ile gökyüzünün dibi delindi. 
Ne kadar kasvetli bir hava var bu gun. 
Icim sıkıldı gercekten de. 

5/01/2014

Senin gibi

Ne güzelim ben aslinda,
tipki senin gibi.
Saclarim böyle siyah,
böyle kivircik.
Böyle bir gözlügümün olmasini isterdim de,
bana yakismiyor,
denedim cünkü.
Benim gibi fincan düsmemis elinden.
Gözlerinin mavisi de hos güzel kiz.
Benimkiler kapkara.
Benim kara gözlerimin de baska bir güzelligi var ama.

4/30/2014

Korkular

Icimde ki korkulari yenmek istiyorum.
Ne bir insana bagli olmak,
ne de kurdugum bagi koparmak.

Bir gece evde olmadigim icin aglayan anneme bir gün gercekten belki de gitmem gerektigini anlatabilmek istiyorum.
Ki benim annem duygularini göstermeyen bir kadin nasil oldu da "özledim seni dün aksam. Agladim. Baban da bir hos oldu" dedi.
Icimden bir sey koptu.
Gitmek istemiyorum bir yere,
gitmek istiyorum kendi yuvama.

Rahat rahat yazi yazmak istiyorum.
Yazamiyorum. Tikaniyorum.
Hep bir görürler korkusu,
duyarlar okurlar telasi.

Bir cok konuda kardesimin bile benden akilli oldugunu hissediyorum.
Mantigimin dugyularimin önüne gecmesini diliyorum ondan sonra.

Senin o cocukla bir iliskin mi vardi da öyle seyler dediler diye sordugunda evet vardi demek isterdim.
Diyemedim.
Basima bela acacak buda.
Tipki sigara ictigimi fark ettiginde yok icmiyorum dedigim gibi.
Ben artik buradayim.
Sen neredesin, okuyor musun bilmiyorum ama, ben yaziyorum.

1/21/2014

Twitter Kusu

Insan kendi adi ile twitter adresi alinca ister istemez istemedigi ot burnunun dibinde bitiyor.
Eski sevgili mi demezsin, komsu, tanidik, yasli amcalar mi demezsin.
Ister istemez bu sefer yazi yazarken bir yerine bin kere düsünüp o an icinden geceni de yazamiyor duruma geliyorsun.
Bende bu yüzden antin kuntin bir adres alip istedigim gibi yazmaya karar verdim. Tipki bu blogu actigim zamanlar da yaptigim gibi.

Benim ki de dert mi? Yok degil aslinda. Yazma. Olsun bitsin. Ama olmuyor azizim, insan bir kere yazmaya görsün ...

Sali

Bazi günler canim hic bir sey istemiyor.
Bu gün o günlerden biri.
Canimin acidigini ne zaman hissediyorum biliyormusun?
Kardesimin cani yandigi zaman.
Dislerinde iltihap cikti.
Yirmilikler bas kaldirmis duvarlari yikmaya calisiyor.

***
Bazen trene, otobüse binmek istemiyorum.
Ne olurdu kanatlarim olsa?
Yoksa ben bu gün sevdigime gidecektim.
Okulda durup ders calisacagim, sende sunumuna konsantre ol dedim.

***
Persembe günü her sey bitmis oluyor.
Sunumu var beyefendinin.
Ondan sonra Master mezunu.
Bakalim zaman ne getirecek?

1/15/2014

Neye yariyor bu aga?

Çifte vatandaşlığa geçtiğim yılda Türk (annem cümle içinde bile Türk büyük yazılır dedi) pasaportumu elimden aldılar bir güzel yok ettiler. Kural öyleymiş. Elime bir tek hüviyetim kaldı.
Oda miladını dolduracakti ki geçen sene gidip yenilettim. Yeni bir fotoğraf eklendi. Doğduğum şehirin yanına parantez içinde Batı Almanya yazdılar. Çok saçma. Doğusu batısı kaldı sanki Almanya'nin.
Seçimler yaklaşıyor. Umarım bu sefer güzel bir karar verir güzel ülkemin insanları. Bende gidip Türk Konsolosluğunda oy vermek istiyorum. Ama ... Hüviyet yeterli değilmiş, pasaport gerekiyormuş. Höhhhyt.
Ne anladım ben bu işten? O hüviyet o zaman ne *oka yarıyor ağa?

Başlık Yok Sana


Nerede lan bu 138 okuyucu?
Başka bir gizli blog açıp hepten def olmalı mi?
Okunacak bunca kitap varken ise başlanır mi?
Ayın on beşinde ayın birinde gelen maaş nasıl biter?
Sağlık sigortaya nasıl olur da bu kadar para ister bu devlet?
Nasıl kazandığımı hiç sormuyorlar ama.

Düz yazıdan da bıktım ha.
Şiir tadında cümleler karalamak istiyorum buraya.
Hangi ara bıraktım dizeleri dizelere dizmeyi?


Yazı yazarken açıklama yapmakta istemiyorum. Günlük yazarken de 'burası su şehirde bir restoran, şuradan şuraya giderken sağda bunu göreceksiniz' mi diyorum?
Sen şimdi bunu okurken, bu kıza gelmişler herhalde diyorsun, değil mi blogcan?
Ha evet aynen ondan.

700 sayfa kitap okumasına okuyor da insan, biraz gereğinden uzun bir blog yazısında neden sıkılıyor?
Yo ben sıkılmıyorum deme, inanmam.



Canım moralim bozuk sen nasılsın diye mesaj aldım dün.
Dedim aynen. 3 hafta sonra hayat memat meselesi iki sınav var benim canım ders çalışmak istemiyor.
Annem telefonda aile büyüklerine su çocuğuma dua edin diyor.
Bunaldım ben, kafam allak bullak.

1/01/2014

Cünkü ben ...

Oturdum, dün neler yaptığımı yazdım günlüğüme.
Böylece seneyi gerçekten kapattım ve tertemiz 365 sayfa daha ekledim.
Bir zamanlar yazdığım günlüklerin hepsini bir cinnet anında çöpe attığımı hatırlıyorum.
Pişman değilim. Çünkü içinde yazanlar hatırlamak istediğim şeyler değildi.
Bahsettiğim insanlar artım hayatım da yok.
Ne arkadaş olarak gördüklerim, nede dost sandığım sahte yüzler.
Bu günlüğümü pek bir süsledim ben.
Oturdum ve ajandamda bulunan tüm ufak notları uzun uzun anlatarak yazdım.
O günden kalma ne varsa yapistirdim içine. Hatıra kalsın diye.
Sebastian ile olan az biraz fotoğrafımız var.
Hepsinin çıktısını aldım.
Hangi gün çekildi ise yazdım ve yanına yapistirdim.
Dün akşamı birlikte geçirdik yine.
Bu bizim birlikte yaşadığımız üçüncü yılbaşı ama son ikisin de bir arada olduk.
İlkinde daha ilişkimiz 3 haftalikti ve ben ailem ile uzakta olan teyzeme gitmiştim.
Umarım 2014 yılında evlilik teklifi alır, 2015 yılında da evlenirim lan.
Çünkü ben tarihi bile seçtim.


Yeni profil fotografim nasil?

12/21/2013

Noel Yemekleri

Noel tatilinde bulunuyoruz efendim Almanya genelinde. Simdi tüm noel yemekleri basliyor. Aile ile gidilen yemekler, is yeri ile gidilen yemekler vs.
Bu gün sevdigimin tamburcularinin noel yemegi var.

Bir siyah pantolon, bir acik kahve tonunda simli bir kazak.
Cok hafif bir makyaj.
Aldigim yeni hafif topuklu yarim cizmeler.

Hazirlandim, tren saatinin gelmesini bekliyorum.
Gecen sene de götürmüstü beni bu yemege.
O zaman tamburcular sevdicegin sevdiginin oldugunu bilmedikleri icin her zaman yalniz geldigi yemege bu sefer yaninda birini getirmesine sasirmislardi ve heyecanla beni beklemislerdi.

Bu gün yine o tamburcular ile yemege gidiyoruz iste.
Yemeklerimizi önceden sectik.
Siparis vermek daha kolay olsun diye.
Sevdicek vejeteryan, ben ise müslüman.
Ikimiz icinde et yemegi tabu.
Bende bu yüzden makarna esliginde mantar kavurmasi sectim.
Yanina da salata ikram ediyorlarmis.

Ne tesadüf ki Sebastian da benim ne sectigimden haberi olmadan ayni yemegi secmis.
Bakalim, güzel bir aksam bizi bekliyor herhalde.

12/20/2013

Günce'sel

Evet efendim Weihnachtsmarkta gidip sicak sarap ictik carsamba aksami.


Sonra gecenin soguk bir saatinde trene binip eve döndüm. Dün bütün günü üniversitede gecirdim. Bu senenin son dersi vardi dün sabah. Sonra sevgilim geldi beni aldi ve evine gittik. Gittigimizde annesi de carsidan yeni gelmisti ve siz acikmissinizdir - birazdan ögle yemegi yaparim dedi.
Yardim ettim. Her seferinde ögle yemegine denk geliyorum. Hic bir katkim olmadan oturup yemek beni utandiriyor.
Mantarli makarna yaptim, D. de o arada baska isleri ile ugrasti.

Yemekten sonra o kadar yorulmusum ki, Sebastianin yataginda uyudum kaldim. Uyandigimda basimda durmus beni seyrediyordu. Aglasam yeridir. Cok mutlu oldum.
Sonra D. kahve ve kurabiye keyfi var, hadi gelin - dedi.
Noel tatiline girdi sayilir herkes. Adettir. Herkes cok güzel kurabiyeler yapar.



Verdigimiz kilolari alacagiz bu sekilde yine ama cok güzellerdi Aksam da yine #poetryslam e gittik. Yani sairler aksami. Cok güzeldi.

#instagram takibi icin @sudrlmz 

12/18/2013

Igrenc Durumlar

Okudugum üniversite de benim gibi bir sürü müslüman var. Faslisi, Türkü vs.
Genellikle faslilar unide bulduklari her ortamda namaz kiliyorlar. Kilsinlar benim icin sorun yok.
Fakat bunlar simdi giriyorlar tuvalette abdest aliyorlar. Allahim bu ne burun sümkürmektir.
Bilgisayar odasina kadar bile geliyor bu sesler. Cok igrenc bir durum.

Bunu buraya neden yazdim onu da bilmiyorum ama bazen baskalari adina utanma huyumdan bir an önce vazgecmeliyim.
Sevgiler

Günce 18.12.2013

Sabah 10 dan beri üniversite de ders calisiyoruz arkadaslar ile. Ögle yemeginde sicak sütlac vardi üzerine de kiraz koydular. Ay ögle yemegi icin bizim tatlimizi veriyor bu manyak almanlar.
Vallahi ben ögle vakti sicak sicak tatli bir sey yeyince yemek yerine saymiyorum onu vallahi, yemekten sonra tatli diye geciyor bu benim lugatimda.
Neyse, arkadaslarim gitti simdi bende bilgisayar odasinda biraz zaman öldürüyorum cünkü Almanya saati alti da yani Türkiye saati ile yedi de Weihnachtsmarkt'ta bulusacagiz is arkadaslarimla.
Weihnachtsmarkt ne mi? Noel pazari canim ya gidip sicak sarap icecegiz. Ben icmiyorum pek.

Sütlaci yedim yemesine de, omu beni yedi ben mi onu yedim belli degil.
Buda bu günün karalamasi olsun. Blog bos kalmasin, degil mi ama?
GFC gitmis bir cok blogta. Aferin google amca. Gözümüz aydin olsun canlar.


12/17/2013

Muck hepinize

Haftalardir/aylardir bir mesaj bile atma. Nasilsin diye sorma - sonrada ögrenci secimleri oldugunuda, secime gittin mi? - diye mesaj at.
Gittim de, sana ne kardesim.
Insan bir hal hatir sorar.
Salak insanlari hayatimdan sildim/siliyorum. Mutluyum.
Muck hepinize.

12/08/2013

Ve ben anladim ki kagida yazi yazmak kadar güzel bir sey yoktu

12/06/2013

Bir fincan süt

Miğde ağrısına bire bir. Bir fincan süt. Iyi ki bir parça tatlı yedim. Hemen miğde yanması. Yok artık bir daha tatlı yemiyorum.