11/05/2012

Ararsin bulamazsin Vol.1

Bazen istatistiklere bakıyorum. En çok Türkiyeden okunuyor blogum. Zaten bende türkçe yazdığım için daha çok Türkiyeden okunacagimi tahmin etmiştim. Almanyadan da tek tük okuyanlar var. Kimliğimi sakladigimdan dolayı, bazen kendi kendime acaba tanidikmi diye sorduğum oluyor.
Ama istatistikte en ilginç olan şey, google aramada neyi ararken benim bloğa yönlendiriliyor insanlar. Bende bu istatistik hakkında ara ara yazı yazmaya karar verdim.
Evet gelelim arama sonuçlarına.

2 kişi google sormuş: birşeyler içmeye gitmek
Olur canım gidelim de nereye gidelim?
Ben hangi yazımda birşey içmekten bahsettim acaba?
Hadi keseleri birleştirelim ve içmeye gidelim :)

1 kişi google sormuş: kıçım açıkta kaldı
ahaha, en çok buna güldüm ben bugün ya.
Ben bir rüyamdan etkilenip kıçım açıkta kaldı demiştim, iyide canım senin neden kıçın açıkta kaldı?
Açıkta kaldığı yetmiyormuş gibi, bunu googleye sorma ihtiyacını neden duydun?

1 kişi googleye direk sudurulmaz.blogspot.com yazmış.
Ah canım benim, beni okuduğun yetmiyormuş gibi adresimi de ezberlemissin. Öptüm seni kocaman.

11/04/2012

Bizim heriflerin s*ki yokmu?

Dün kına gecesine gittik. Damat Adıyamanlı. Gelin Uşaklı. Biz gelin tarafiyiz, ama damatta köyün çocuğu olduğundan tanıyoruz ailesini yani.
Bu aralar 5 haftadır üst üste kına, düğün olunca ben bunaldım aslında kinalardan, düğünlerden falan ama bu kınaya ve düğüne gelinin hatırı için gideceğim dedim, çünkü gelinimiz yetim. Babası ile annesi zamanında ayrıldı, babası topladı tası tarağı uzaklara gitti ve o Lale ablacım el bebek, gül bebek büyüttü gelinimizi.

Benim bildiğim kına erkeksiz olur. Hatta biz Erzincanlılarda damat bile gelmez düğüne çünkü aynı akşam kendi kınası olur.
Artık damatların gelip ilk dansı etmesine ve kına yakılırken gelinin yanında olmasına alıştık ama, erkekli kınaya alışamadık.
Gittik ki dün akşam, damadın arkadaşları, en yakın dostların babaları birikmiş salona, birde dökülmüş ortaya halay çekiyorlar bol bol.

Annem bunu görünce sinirlendi tabi. Yanımızda oturan (onlarda kocalarını getirmemişti) hanımlara 'bu ne yahu, madem erkekli olacaktı ona göre söyleselerdi' dedi.
'Ara kızım babanı, oda gelsin, bizim heriflerin s*ki yokmu?'
Kahkaya koptu tabiki. Çağırdık babamızı, oda geldi üst katta oturan adamların yanına oturdu. Bazen kız çocuğu olduğuma lanet ediyorum. Yukarıda içkiler, mezeler ... Oh yani

Genç erkekler yukarıda büüyklerin yanında rahat edemeyince aşağı inip halay çekmeye başladılar tekrar. Biz kızlarda sindik kaldık. Rahat haraket edemez olduk. Orkestradan istediğimiz pop müziği çalmaya başlayınca tüm kızlar coştu ve erkekler kıçlarına baka baka pisti terk ettiler.
Kına erkeksiz olur ağa.
Otur oturduğun evde, haftaya düğünde tepinirsin degilmi? :D

11/03/2012

Hangi ara sustum ben?

Kendi kendime konuşmaya başladığımda ufak bir çocuktum aslında.
Bebeklerimle konuşurdum. Uzaktan kumanda arabam vardı onunla konuşurdum. Çoğu zaman dalmış bir şekilde oyuncaklarımla konuşurken anneme yakalanurdım.
Doktor hayal güçleri geniş olan çocukların kendi kendilerine konuştuğunu söyler. 'İyi bir durum, bırakın Su konuşsun' dediler.
Çenem durmazmış benim. 'Hem almancayı hemde türkçeyi 9 aylıkken şakır şakır konuşurdun' derdi annem.
İyide anne, hangi ara ben susar oldum?
İcimdekileri yine sadece kendime söylüyorum biliyormusun?
Sabahları istasyona yürürken, kendi kendime konuşurken buluyorum kendimi, sonra gülümsüyorum.
Yolda görenler, 'bu kendi kendine gülüyor deli' diyecekler ama, kendi kendine kunaşınıda deli ilan etmiyorlar mi zaten?
Bazen insanın kendine en iyi dost yine kendisi.
Bu yüzdendir benim kendimle konuşmayı seçmem.
En çok geçen gün mutfakta uğraşırken kafamı mutfak dolabına vurduğumda 'aferin Su, otur ağla şimdi. Salak' dediğimde fark ettim, yeniden çocukluğumda ki gibi kendimle konuşmaya başladığımı.

Tüm bu yazılar, tüm bu şiirler, tüm bu günlükler, zaten kendimle konuşmam degilmi?

Su

11/02/2012

bir kardeş var, bin düşmana bedel

Bir kardeş düşünün bin düşmana bedel.
Doğar doğmaz başlamış sizinle rekabete. Halbuki siz o kadar sevinmistiniz bir kardeşiniz oldu diye.
'Senimi çekemedi, neden böyle yapıyor bu kız?' diyorum arkadaşıma.
'Bende anlamadım ki' diyor arkadaşım.
'Bir değil, iki değil bu. Bu hep böyle yapıyor ama' diyorum.
'Evet haklısın canım, artık onu görecek gözüm yok' diyor arkadaşım.
Böyle kardeş gerçekten de düşman başına.

Evlendi barklandi, evden gitti hala rahat vermiyor arkadaşıma.
Aklı sıra yaptıkları ile ailesini arkadaşımdan uzaklaştırmak istiyor. Kendisi cici, arkadaşım tükaka.
Son yaptığı olayda herşeyin dozunu kaçırdı bence. Sen yeme, içme, uyuma ablasının Facebook şifresini kır, ondan sonrada tüm herşeyi göster anneye babaya.
Babada arıyor arkadaşımı tabiki, sayıyor ağzına geleni bir bir.

İyide sorarım ben sana şimdi amca. Kızın evi barkı, iş yerine daha yakın olsun diye terkederken, neredeydin sen be ağa?
Yada sen teyze, insan merak etmezmi kızının taşındığı muhiti, nerede yaşadığını merak edip bir kere çıkıp gitmedi oraya, biliyormusunuz? Seneler sonra anneliğini gösterdi ama, bana sahte gelmişti.

Ama benim derdim kardeşle. İnsan ablasına neden böyle birşeyi yapar anlam veremiyorum. Çok sinirliyim bu aralar ona. Ara sıra istasyonda falan denk geliyor, bana bile selam vermiyor gerçi ama, denk gelse tükürürüm suratına.

Demem o ki blog, bir kardeş var, bin düşmana bedel.

Su

En çokta bundan korkuyorum galiba

Bazen canımı gerçekten de çok sıkıyorsun, biliyormusun?
Bende istemiyorum ki böyle olmayı, yada bu kadar hata yapmayı. Durmadan her yaptığımı başıma kakıp, beni bu kadar küçük düşürmenden nefret ediyorum.
Beni bu kadar sıkmandan, bir yandan da yinede bu kadar değer vermenden bunaldım biliyormusun?
Bir dediğin bir dediğini tutmuyor. Bir gün yerin dibine sokarken, ertesi gün 'ilk göz ağrım' demene anlam veremiyorum.
Üzülüyorum bazen, senden nefret ediyorum.
Sonra bakıyorum yüzüne gözlerim doluyor, içim acıyor. Seni seviyorum.
Ve biliyormusun, gittikçe sana benziyorum.
En çokta bundan korkuyorum galiba. Sana benzemekten korkuyorum.
Kendi yapamadığın şeyleri, gerçekleştiremediğin hayalleri bana dayatmandan sıkıldım. Üzerime bu kadar yük yükleme ne olur Anne.
Seni seviyorum biliyorsun ama, beni çok sıkıyorsun.

Su
Kar yağıyor lapa lapa.
Şimdi sarılmalı birbirine sevgili bir daha bırakmamacasına.
Tüm zorluklara inat, kenetlenmeli birbirine.
Anı yaşamalı, düşünmemeli bir saniye bile.Demem o ki sevgili, şimdi her zamankinden daha çok sev beni.

Su

11/01/2012

Photo of the Day - Kasım

Rüzgara doğru Ekim ayında güzel bir etkinlik başlatmıştı ve bu etkinlik bu ayda devam ediyor. Kasım ayının listesini alttaki resimde görebilirsiniz. Ben çektiğim resimleri gün be gün instagramdan yayımlayacağım. Haftada bir yada iki kerede bu yazımı yenileyecegim çektiğim resimlerle.



1.Kasim - Yuvarlak
Sabah istasyona yürürken cektigim sokak kapagi 
 2. Kasim - Kirmizi
 


3.Kasim - Puantiye
Elbisemin bir parçası :)
4.Kasim - Yedigin
Tamda kahvaltiya denk geldi :)




Not: 9. Kasimi unutmustu ve sonradan 'Hata' kelimesini ekledi.