Sheldon Bilgisayar Mühendisleri Sempozyomu için Potsdam'a gitti.
Dün sabah beste araba ile yola çıkan beyefendi on birde Potsdam'da ki oteline vardı ve hemen bana "vardım" diye mesaj attı.
öğlene doğru gittiği üniversitenin fotoğraflarını gönderdi. O kadar güzel ki anlatamam.
Etraf yemyeşil ve göller ile süslenmiş.
Bizim üniversite de master tezini yazdığı hoca sayesinde dün orada tezi hakkında 10 dakikalık bir sunum yaptı. Oteli Perşembe'den Cuma'ya ayarlamislar Sheldon da Cuma'dan Cumartesi'ye uzatmış.
Liseden bir sınıf arkadaşı şimdi Berlin'de yaşıyormuş onunla buluşup gezeceklerdi.
Kısa bir tatil oldu. İyi oldu da bende gideydim öhö
3/28/2014
3/23/2014
Pazar
Dün aksam Sheldon'un arkadasi Denyo'nun Polterabend'ine gittim. Dünyanin bir kere daha kücük oldugu ispatlandi benim icin dün aksam.
Mekanda bir bayan icecek bir seyler istedi. Bende barin yaninda oturuyordum. O bana bakti, ben ona baktim. Cikaramadim. Dedim acaba lise birinci sinifta ayni sirada oturdugum Ruth mu ?
Neyse bayan gidince hemen Denyo'ya sordum ve adini söyledi. Adi tutuyordu, soyadi degil.
Herkes benim gibi bekar mi kalacakti? Evlidir, soyadi degismistir dedim.
Ruth da o arada Denyo'ya benim kim oldugumu sormus. "Oda seni sordu" demis Denyo.
Hemen Ruth'un yanina gittim. Sarildik birbirimize. Sinifi konustuk. Melanie ile görüsüyormus. Melanie'nin de iki cocugu varmis. Ruthunda 5 ve yedi yasinda cocuklari varmis. Liseyi bitirdiken sonra polis olmus.
Eski günleri yad ettik. Üc hafta sonra kilise de dügün olacak.
"Polisler ile kiliseyi basacagiz sakasine" dedi Ruth. "Denyo'nun haberi yok, sakin söyleme" dedi.
Söyler miyim hic?
Meger Ruth biz liseye giderken Sheldon'un komsu kiziymis. Simdi oradan tasinmis ama annesi babasi hala orada oturuyormus.
Dünya gercekten de cok kücük.
Mekanda bir bayan icecek bir seyler istedi. Bende barin yaninda oturuyordum. O bana bakti, ben ona baktim. Cikaramadim. Dedim acaba lise birinci sinifta ayni sirada oturdugum Ruth mu ?
Neyse bayan gidince hemen Denyo'ya sordum ve adini söyledi. Adi tutuyordu, soyadi degil.
Herkes benim gibi bekar mi kalacakti? Evlidir, soyadi degismistir dedim.
Ruth da o arada Denyo'ya benim kim oldugumu sormus. "Oda seni sordu" demis Denyo.
Hemen Ruth'un yanina gittim. Sarildik birbirimize. Sinifi konustuk. Melanie ile görüsüyormus. Melanie'nin de iki cocugu varmis. Ruthunda 5 ve yedi yasinda cocuklari varmis. Liseyi bitirdiken sonra polis olmus.
Eski günleri yad ettik. Üc hafta sonra kilise de dügün olacak.
"Polisler ile kiliseyi basacagiz sakasine" dedi Ruth. "Denyo'nun haberi yok, sakin söyleme" dedi.
Söyler miyim hic?
Meger Ruth biz liseye giderken Sheldon'un komsu kiziymis. Simdi oradan tasinmis ama annesi babasi hala orada oturuyormus.
Dünya gercekten de cok kücük.
3/21/2014
Benden, Senden, Bizden
*Burayı ihmal ediyorum. Aslında burası benim mabedim. Kaçmak istediğimde buraya gelirim. Gizli yazmak istediğimde buraya gelirim. Küfür edince buraya gelirim. Son zamanlarda pek bir faaliyet yok aslında hayatımda. Üniversite tatildeydi. Pazartesi başlıyor çok şükür. Evde oturmaktan bunaldım.
Bu arada bol bol çalıştım. Bir sürü kitap okudum ve arkadaşlarımın doğum günlerine katıldım. Evlenenler oldu bu arada. Heveslendim. Otur oturduğun yerde, üni bitecek ilk önce dedim.
*Bir arkadaşım bebek bekliyor. Mart'in altısı diye hatırlıyordum meğerse Mart'in ondokuzuymus. Bu gün 21. Mart, bebek hala gelmedi. Beyefendi de biliyor bu dünyanın ne boktan bir yer olduğunu.
Ben olsam, bende gelmem. Annemin karnında yüzer dururum. Oh mis.
*Sebastian'in en sevdiğim arkaslarindan olan K. bayanın bu gün doğum günü. Bizi diğer arkadaşlar ile evde oturmaya davet etti.
Doğum günü hediyesi olarakta bisiklet kilidi istemişti. Fakat bana gönderdiği mesajı diğer arkadaşlara da gönderdiği için birden fazla kilite sahip olmasın diye almadım.
Onun yerine daha cici bir şey aldım ve yiyecek bir şeyler yaptım. Birazdan giderken beraberimde götüreceğim.
*Yarın da Sebastian'in diğer arkadaşlarının kına gecesi. Bizim bildiğimiz gibi kına gecesi değil tabi ki. Polterabend dedikleri. Gelenler beraberinde eskimiş porselenlerini getiriyor ve girerken kapıda kırıyorlar. Evlenecek çift tüm akşam kırılan porselenleri temizlemekle uğraşıyor. Gerçi Denyo ve Tina Polterabend'i her zaman gittikleri kilerde yapacaklar. Kimsenin orada porselen kıracağını zannetmiyorum çünkü yanda çocuk yurdu var.
Not: Isimler ya kisaltilmis yada degistirilmistir. Ama anlattiklarimin hepsi gercektir. Bir tek Sebastian'in adi degistirilmedi ona da Sheldon diyorum ara sira.
Bu arada bol bol çalıştım. Bir sürü kitap okudum ve arkadaşlarımın doğum günlerine katıldım. Evlenenler oldu bu arada. Heveslendim. Otur oturduğun yerde, üni bitecek ilk önce dedim.
*Bir arkadaşım bebek bekliyor. Mart'in altısı diye hatırlıyordum meğerse Mart'in ondokuzuymus. Bu gün 21. Mart, bebek hala gelmedi. Beyefendi de biliyor bu dünyanın ne boktan bir yer olduğunu.
Ben olsam, bende gelmem. Annemin karnında yüzer dururum. Oh mis.
*Sebastian'in en sevdiğim arkaslarindan olan K. bayanın bu gün doğum günü. Bizi diğer arkadaşlar ile evde oturmaya davet etti.
Doğum günü hediyesi olarakta bisiklet kilidi istemişti. Fakat bana gönderdiği mesajı diğer arkadaşlara da gönderdiği için birden fazla kilite sahip olmasın diye almadım.
Onun yerine daha cici bir şey aldım ve yiyecek bir şeyler yaptım. Birazdan giderken beraberimde götüreceğim.
*Yarın da Sebastian'in diğer arkadaşlarının kına gecesi. Bizim bildiğimiz gibi kına gecesi değil tabi ki. Polterabend dedikleri. Gelenler beraberinde eskimiş porselenlerini getiriyor ve girerken kapıda kırıyorlar. Evlenecek çift tüm akşam kırılan porselenleri temizlemekle uğraşıyor. Gerçi Denyo ve Tina Polterabend'i her zaman gittikleri kilerde yapacaklar. Kimsenin orada porselen kıracağını zannetmiyorum çünkü yanda çocuk yurdu var.
Not: Isimler ya kisaltilmis yada degistirilmistir. Ama anlattiklarimin hepsi gercektir. Bir tek Sebastian'in adi degistirilmedi ona da Sheldon diyorum ara sira.
2/25/2014
Sheldon'un Babaannesi Seksen Olursa
Geçtiğimiz pazar günü Sheldon'un babaannesi 80 yaşına bastı. Tüma aileyi bir araya getirmek için büyük bir organizasyon hazırlayan E. babaanne beni de davet etti sağ olsun. Yaklaşık 60 kişilik bir ziyaretçi grubu ile doğduğum şehirin güzel bir bölgesinde bir şaraphane de buluştuk.
Nerede oturacağımız bile düşünülmüştü. Almanların bu sistemine bayılıyorum.
Bol bol yemek ve bol bol sohbet ile altı saat'ten fazla burada kaldık. Tam bir nostalji havası yaşadım.
Nerede oturacağımız bile düşünülmüştü. Almanların bu sistemine bayılıyorum.
Bol bol yemek ve bol bol sohbet ile altı saat'ten fazla burada kaldık. Tam bir nostalji havası yaşadım.
2/16/2014
Elma'dan Ayrılma Vakti
Su neden Elma'dan ayrılıyor? Elma sevilmez mi? - gibi sorular belirdiyse kafanızda, sizi rahatlatayım. Bahsettiğim elma esas elma değil teknolojik elma. Yani kısacası 3 yıl önce sevinerek aldığım iphone4.
Kendileri son zamanlarda kafayı yemekle beraber 25% şarjı olduğu halde aniden kapanmaya başladılar, canı ne zaman isterse uygulamayı açıyor.
Sonra senmisin böyle yapan dedim ve tamamen yeniden yükledim telefono. Yani fabrika ayarlarına süt geri git bakayım dedim elmacigim sen.
Sen bak su elmanın işine, düzgün çalışmaya başladı.
Ama vallahi benim tepem attı. Sıkıldım elma senden.
Sonra dedim ki dur bakalım su an kontratim yeni sayılır. Numaramı da geçen sene altıncı ayda aldım, kontratimin yanına az miktar da para verip başka bir telefon alabiliyormuyum.
Alabiliyorum. Yuppi.
Bende Samsung Galaxy S4 Mini'de karar kıldım efendim. Büyük telefonları sevmiyorum. O ne öyle telefon ile konuşurken yüzün kayboluyor. :)
Şimdi Mart ayını bekliyorum. Su an fazla nakitim yok. Mart gelsin, kediler dama çıksın, benim de Mini'm gelsin :)
Sevgiler.
Kendileri son zamanlarda kafayı yemekle beraber 25% şarjı olduğu halde aniden kapanmaya başladılar, canı ne zaman isterse uygulamayı açıyor.
Sonra senmisin böyle yapan dedim ve tamamen yeniden yükledim telefono. Yani fabrika ayarlarına süt geri git bakayım dedim elmacigim sen.
Sen bak su elmanın işine, düzgün çalışmaya başladı.
Ama vallahi benim tepem attı. Sıkıldım elma senden.
Sonra dedim ki dur bakalım su an kontratim yeni sayılır. Numaramı da geçen sene altıncı ayda aldım, kontratimin yanına az miktar da para verip başka bir telefon alabiliyormuyum.
Alabiliyorum. Yuppi.
Bende Samsung Galaxy S4 Mini'de karar kıldım efendim. Büyük telefonları sevmiyorum. O ne öyle telefon ile konuşurken yüzün kayboluyor. :)
Şimdi Mart ayını bekliyorum. Su an fazla nakitim yok. Mart gelsin, kediler dama çıksın, benim de Mini'm gelsin :)
Sevgiler.
2/15/2014
Reduce
Guatr hastalığım yüzünden aldığım kiloları bir türlü veremedim. Hiç bir zaman incecik bir hatun olmadım ama bu kadar da olmamıştım.
Kendimden rahatsızım. ölçülerim beni sınır ediyor. 90 - 60 - kalçaları sormayın :)
Zayıflamanın bir yolu olmalı.
Spor yapmaya fazla zamanım yok, açıkçası sevmiyorum da.
Yemeği kısmak en iyisi. Pilav makarna yasak.
Tatlı ile aram fazla iyi değil de ara sıra çekiyor insanın canı ya. Yoksa hangimiz ara ara elinde delirmiş gibi kaşık ile Nutella kavanozuna saldırmıyor ki?
Bu sabah kahvaltıda iki dilim ekmek yeyip yanında da beyaz peynir ve domates ile gecistirdim.
Allah'tan domates var su dünyada.
Domatessiz bir hayat düşünemiyorum.
öğlen bir şey yemedim. Şimdi de bir kaşık makarne ve bir kaşık patates haşlaması.
Bir hafta bu tempoda devam edeyim, tartı da bir değişiklik görmezsem çıldıracağım vallahi :)
Millet her Pazartesi diyete başlar ben Cumartesi başladım. Dikkatinizi çekerim.
Bir de ben bu yazıyı yazarken babamın "Yarından itibaren diyete başlıyorum" demesine ne demeli? :)
Kendimden rahatsızım. ölçülerim beni sınır ediyor. 90 - 60 - kalçaları sormayın :)
Zayıflamanın bir yolu olmalı.
Spor yapmaya fazla zamanım yok, açıkçası sevmiyorum da.
Yemeği kısmak en iyisi. Pilav makarna yasak.
Tatlı ile aram fazla iyi değil de ara sıra çekiyor insanın canı ya. Yoksa hangimiz ara ara elinde delirmiş gibi kaşık ile Nutella kavanozuna saldırmıyor ki?
Bu sabah kahvaltıda iki dilim ekmek yeyip yanında da beyaz peynir ve domates ile gecistirdim.
Allah'tan domates var su dünyada.
Domatessiz bir hayat düşünemiyorum.
öğlen bir şey yemedim. Şimdi de bir kaşık makarne ve bir kaşık patates haşlaması.
Bir hafta bu tempoda devam edeyim, tartı da bir değişiklik görmezsem çıldıracağım vallahi :)
Millet her Pazartesi diyete başlar ben Cumartesi başladım. Dikkatinizi çekerim.
Bir de ben bu yazıyı yazarken babamın "Yarından itibaren diyete başlıyorum" demesine ne demeli? :)
Betray
Artık buraya yazı yazmayacağım herhalde.
Okunmuyor zaten diye bir his var içimde.
Sonra sana na, okunmazsa okunmasın diyorum.
Kendim için yazıyorum sonuçta. Günlük te tutmaya başladım yine düzgün bir şekilde.
Bir arkadaşım bana güzel bir ajanda hediye etti. Belirli sayfalarına notlar düşmüş.
Bunu yap, şunu yap diye.
Dikkat ediyorum ona.
Ajandayı her gün yanımda taşımıyorum ama akşam eve döndüğümde o günlük ufak notlar alıyorum içine sonra da günlüğüme yazılar yazıyorum.
Dün akşam bir arkadaşımın çalıştığı bir Pub'a gittim.
Türklerin olduğu için pek gitmiyorum.
Malum ufak yerde oturuyorum. Bizim türkler Pub'u bile kahvehaneye çevirdi. Sadece erkek. Bu yüzden bir bayan olarak rahat edemiyorsun.
Fakat orada garsonluk yapan kız arkadaşımın son günü idi bu yüzden D. ile gittik.
Gittiğimde inşallah M. abi gelmez diyordum kendi kendime ama geleceğini de tahmin ediyordum.
Neyse M. abi geldi ve yanında bir genç bayan. Benim gözler fal taşı gibi açıldı. M. abi benim bir arkadaşım ile evli ve 3 tane güzelim çocukları var.
O da beni görünce bir garip oldu. Neyse selam M. abi nasılsın? iyiyim falan dedikten sonra alt kattaki dart oynama bölümüne geçti M. abi ve yanında ki o bayan.
D. garson arkadaşımıza aralarında bir şey mi var bunların diye sordu. Garson arkadaşım da - şimdilik inkar ediyorlar ama galiba öyle, hep bir aradalar - dedi.
D. M. evli değil miydi? diye sordu.
Bende o an evet diye bağırdım. Doğru senin arkadaşın ile evli dedi. Evet dedim.
Şimdi emin değilim tabi ki M. abinin o bayan ile ilişkisinin olup olmadığına ama içim şişti.
Okunmuyor zaten diye bir his var içimde.
Sonra sana na, okunmazsa okunmasın diyorum.
Kendim için yazıyorum sonuçta. Günlük te tutmaya başladım yine düzgün bir şekilde.
Bir arkadaşım bana güzel bir ajanda hediye etti. Belirli sayfalarına notlar düşmüş.
Bunu yap, şunu yap diye.
Dikkat ediyorum ona.
Ajandayı her gün yanımda taşımıyorum ama akşam eve döndüğümde o günlük ufak notlar alıyorum içine sonra da günlüğüme yazılar yazıyorum.
Dün akşam bir arkadaşımın çalıştığı bir Pub'a gittim.
Türklerin olduğu için pek gitmiyorum.
Malum ufak yerde oturuyorum. Bizim türkler Pub'u bile kahvehaneye çevirdi. Sadece erkek. Bu yüzden bir bayan olarak rahat edemiyorsun.
Fakat orada garsonluk yapan kız arkadaşımın son günü idi bu yüzden D. ile gittik.
Gittiğimde inşallah M. abi gelmez diyordum kendi kendime ama geleceğini de tahmin ediyordum.
Neyse M. abi geldi ve yanında bir genç bayan. Benim gözler fal taşı gibi açıldı. M. abi benim bir arkadaşım ile evli ve 3 tane güzelim çocukları var.
O da beni görünce bir garip oldu. Neyse selam M. abi nasılsın? iyiyim falan dedikten sonra alt kattaki dart oynama bölümüne geçti M. abi ve yanında ki o bayan.
D. garson arkadaşımıza aralarında bir şey mi var bunların diye sordu. Garson arkadaşım da - şimdilik inkar ediyorlar ama galiba öyle, hep bir aradalar - dedi.
D. M. evli değil miydi? diye sordu.
Bende o an evet diye bağırdım. Doğru senin arkadaşın ile evli dedi. Evet dedim.
Şimdi emin değilim tabi ki M. abinin o bayan ile ilişkisinin olup olmadığına ama içim şişti.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



