1/09/2013

Daha dün 99'du. Hangi ara 94 oldu?

Pek bir anlamli oldu bu :)

Evet başlıktan da anladığınız üzere takipçi kaybetmişim. Bu takipçiler herhalde benim takibe almadığım arkadaşlardı. Ben bu zihniyeti anlamıyorum arkadaş. Takip ediyorsun, severek okuyacaksın herhalde. Yada bir yazımı yada düşüncemi beğendin de takibe aldın. Ben seni takibe almadım diye gittin. Kapı açık, buyur. Arkandan su dökmeyecegim. Üzerine giderken atkı falan al. Malum havalar soğuk :)

1/08/2013

Annecigime mektup Vol.3

Evet, annemi bu gün iş görüşmesine götürdüm. Girişte bizi bekleyen sekreter hanıma saat bir buçukta iş görüşmemiz olduğunu söyledik. Adımızı sorduktan sonra, telefonda kiminle iş görüşme saatini belirledigimizi sordu. Konuştuğum kadının adını söyledim. Sekreter bu kadını aradı fakat kadın bu gün iş görüşmesi olmadığını söyledi.

Bu sefer sekreter hanım "söylediğiniz isim bu gün iş görüşmesinin olmadığını söylüyor. Onunla konustugunuzdan eminmisiniz dedi?" Emin olduğumu söyledim. Sekreter başka bir yere daha sormak için başka bir yetkiliyi aradı. Aradığı beyefendi iş yerinde yoktu.
"Normalinde Bay G. iş görüşmelerini yapar, kendisi bu gün yok. 180 işçimiz var. Hepsini arayamam. Sizi arayan numara aklınızda mi?"

Aklımda sadece iki rakam vardı. Bu tabiki yardımcı olmadı.
Yani anlayacağınız, kiminle görüşmemiz olduğunu bilmeyen bir sekreter, 180 kişiyi arayamayacak kadar az zamanı var. Ve ayrıca kimsenin kimseden haberi yok. Bizi bir güzel eve sepetledir.

Neymiş efendim, bir kaç saat sonra telefonla arayacakmışız ve o zaman Bay G. muhakkak dönmüş olacakmış ve onunla görüşmemizin onda olup olmadığını konuşabilirmişiz.
Teşekkür ederim, kalsın diyip çıktık fabrikadan.
Annemde "Yok kızım, kimsenin kimseden haberi yok. Böyle iş yerimi olur?" diyerek bu sayfayı kapatmış bulunuyor.

1/04/2013

İki Kadın Bir Adam


(Kadın'in bakış acısı)

Yıllar sonra bulunduğunuz bir arkadaş ortamında, yıllar önce tanıştığınız biri ile karşılaşıyor ve numaralarınızı takas ediyorsunuz. Mesajlaşmalar başlıyor. Sonra buluşmaya karar veriyorsunuz. Yaz olduğu için nehir kenarında buluşuyor, kumsalda güzel saatler geçiriyorsunuz. Sonra adam size aslında bir ilişki içerisinde olduğunu, fakat mutsuz olduğunu, son zamanlarda hiç iyi gitmediğini, hatta evlerini bile ayırdıklarını anlatıyor. Sizden çok hoşlandığını anlatıyor ve sizde diğer kadının varlığını bile bile adamla buluşmaya devam ediyorsunuz.

Arkadaşlarınız bu konu hakkında size fazla soru sormuyor. Siz sadece mutlu olduğunuzu, zaten adamın diğer kadınla görüşmediğini söylüyorsunuz.
Ne zaman arkadaşlar bir araya gelse, siz hayatınızda ki adamın neden gelmediğine dair bahaneler üretiyorsunuz. Arkadaşlarınız size değer veriyor ve size değer verdiği için, sevdiğiniz adamı da gruba dail etmeye çalışıyor.
Bu karmaşık durum yaklaşık 5 ay böyle devam ediyor ve siz bir gün adamın evinde otururken diğer kadın aniden evi basıyor. Ortalığı karıştırıyor, bağırıyor çağırıyor. Kendinizi çok kötü hissediyorsunuz. Dün akşam adamla gittiğiniz davette adamın arkadaşları diğer kadını sorduklarında, adam sizi tanıştırdığı için herkese, diğer kadına haber verenler oluyor tabiki. Diğer kadının da böylece sizin varliginizdan haberi oluyor.

Arkadaşlarınız bu duruma üzülüyor. Hatta ben diğer kadına haksızlık olduğunu da söyledim de, bu başka bir mevzu.
Şimdi yılbaşına beş gün kala, yani tüm bu olaylarin neredeyse bir senesinden sonra, adam kadını terk ediyor ve kadın tabiki yerlerde. Ben kadının kız arkadaşı oluyorum ve onu telefonlarimla ve mesajlarimla yine ayağa kaldırmaya çalışıyorum.
Sonra bu gün onunla bir kaç saat daha yazistiktan sonra, dün akşam adamın arkadaşımın evine geldiğini, geldiği andan itibaren ağladığını, fakat yinede ona olan ilişkisini bitirdiğini ve diğer kadına, yani aslında başından beri esas kadına geri döndüğünü ögreniyorum.

Bende zamanında fazla soru sormadigimdan bu sefer başından beri bu durumun böyle olup olmadığını soruyorum. Yani "Sen başından beri diğer kadınla hala görüşmeye devam ettiğini biliyormuydun?" diye soruyorum. "Hiç bir zaman onunla olan ilişkisini tamamen bitirmedi ki" diyor.
Ve ben arkadaşıma "o zaman bu durum tamamen senin suçun. Ben sana başından beri bu durumun diğer kadın içinde zor olduğunu ve ilişkisi tamamen bittiyse o zaman birşeylere başlaman gerektiğini söylemiştim" dedim.

Kaç gündür boşuna üzüldüm aslında ben. Kendi düşen ağlamaz. Kızıyorum şimdi ben arkadaşıma. Bile bile neden bir senedir bu durumu devam ettirdi ki. Evet sevgi, aşk insanın gözünü kör edebilir fakat kadının en kötü düşmanı yine kadın diye bir yazı okudum ben geçen gün. Bence hayır, diğer kadının durumuna kendimizi koyduğumuzda böyle bir şeye kalkışmayız.
Bir gün gelir bu sefer biz diğer kadın oluruz, biz esas kadın oluruz, biz oturup ağlayan oluruz.

Bu konu hakkında artık arkadaşım benden merhamet falan beklemesin.

1/03/2013

Sevgiliye mektuplar

Günler çok çabuk geçiyor aslında. Bir ay daha bitti seninle. Yanında olduğum saatler göz açıp kapayıncaya kadar geçerken, sensiz geçirdiğim günnler bana çok zor ve uzun geliyor.
Ama fark ediyorum ki, sende bana yeterince zaman ayırmaya çalışıyorsun.
Bazı günler aramızda ki din ve dil farkının ileride sorun olup olmayacağını düşünüyorum.
Geçen gün J. ve İ. de akşam yemeğinde otururken aklımdan geçen şey neydi biliyormusun?
Seni gerçekten bir ömür boyu sevebilecegim.
İleride ilişkimizin ortaya çıkması taktirde insanların ne düşüneceği umurumda değil. Çünkü ben biliyorum ki, ben seninle gerçekten de mutlu olabilecegim.
Belki de ben seninle birlikte tüm on yargıları yıkacağım.
Keşke ana dilimi bilsen sevgili.
O zaman sana daha iyi anlatabilirdim kendimi.

29.04.2012

Annecigime mektup Vol.2

Bu yazımda annemden ve iş durumundan bahsetmiştim. Bu gün sonunda iş yeri ile görüştük ve kendisi salı günü öğlen bir buçukta görüşmeye gidecek.
Biraz heyecanlandım açıkçası onun adına. Umarım bu yeni yılda istediği gibi olur ve o şirkete alınır ve bir an önce şimdiki sıkıntılarından kurtulur. Dua edin olurmu blogcanlar?


1/02/2013

Sülük Blog

Sevdiğim blogları takip etmek, onların yazdıklarını okumak için Google Readeri kullanıyorum. Google Reader'i hepiniz biliyorsunuzdur.
Bazen tabiki insan sadece bir kaç yazısını okuyupta takibe aldığı bir bloggeri zamanla okumak istemediğini fark ediyor.
Böyle zamanlarda takipten çıkarıyorum. Herkes istediğini yazmakta özgür. Ve herkes benim gibi istediğini okumakta da özgür.
Neyse, bir kaç blog varki çoktan takipten çıkardım. Sayfalarına girdim ve izleyiciler tuşuna basıp, ayarlardan bu siteyi takip etmeyi bıraka bastım.
Bu işlemi gerçekleştirdikten sonra google readerde kayboluyor.
Çıkıyorum google readerden. Bir kaç saat başka işlerle uğraşıyorum. Sonra akşam oluyor, hadi diyorum Su bak bakalım kim neler yazmış.
Google readeri açıyorum. sudurulmaz@gmail.com ve şifremi veriyorum, tık tık, bir bakıyorum o bir tane blog var ya, o birtane blog, yine orada. Sülük gibi yapıştı blog bana, yakamı bırakmıyor. Delireceğim vallahi.

Not: Resim alintidir. Cici resim. Sülük resmi koymak istemedim ;)

2013 Mutlu yillar

Merhaba blog,
daha yeni kendime geldim demeyeceğim, çünkü ben zaten her zaman kendimdeyim ;)
Yılbaşı postları okudum bir sürü. Herkes yemiş, içmiş, gezmiş, eğlenmiş.
Ben yılbaşı akşamı nemi yaptım?
Sabah erkenden kalkıp annemle mutfakta uğraştım saatlerce. Yılbaşı akşamını annem ve babam yalnız geçirdiler fakat yinede harika bir menü çıkardık onlara, iki kişilik olsada.
Sonra ben saat beş gibi hazırlandım ve sabahtan yaptığım pastayı da elime alıp sevdiğimin oturduğu şehire gittim. Kendisi beni istasyondan aldı ve üniversiteden çok yakın arkadaşlarımıza gittik.
Onlarda bizim için hazırlık yapmıştı ve hep birlikte ufak bir sofraya oturup Raclette yaptık. Raclettin türkçesi raclettmis, öyle diyor google amca.
Raclette bu oluyor efendim
Sonra sohbet ettik saatlerce ve saat onikiyi gösterdiğinde dışarıya çıktık. Çocuklar gibi bomba falan patlatmadik ama sokakta olanlara baktık.
Sonra ben ailemi aradım telefonla. Bu sene cep telefon hatları kesilmedi, pek bir hayrette Almanya :)
Ondan sonra da sabah dörde kadar oturduk.
Baktık ki yavaş yavaş uykumuz geliyor, evlerimize dağıldık.
Böyle sakin ve güzel bir akşam geçirdim efendim.
Herkese mutlu yıllar.