2/10/2013

Ellerine kına yakmış Vol2

Öncesi

Evet, kına ve düğünlerden sorumlu muhabiriniz Su bildiriyor. Dün akşam ki dügünümüz çok güzel geçti efendim. Kınada üzüldüğümüz kadar üzülmedik. Bir kaç göz yaşı aktı ama oda mutluluktandi. Damatın ablaları ve amca kızları, damatın yetim olmasından dolayı gelinle damat salona girerlerken göz yaşlarına hakim olamadılar.

Ben elimde fotoğraf makinem bol bol analog resim çekerken, düğünün sonlarına doğru, gelinin annesi kınada oynadın, şimdi yine oynayacaksın diyip elime halay mendilini sıkıştırkdıktan sonra kendimi salonun ortasında hanım halayı oynarken buldum.

Geline sözüm vardı zaten oznazacaktım, böylece sözümü de yerine getirmiş oldum.
Düğünde de malesef yine kınada da fark ettiğimiz soğuk rüzgarlar esti fakat arkadaşlar olarak, bu rüzgârların kaybolması için elimizden geleni yaptık.
Evet, bir güzel düğünün daha sonuna gelmiş bulunmaktayız, bir sonra ki görüşmemize kadar esen kalın.

2/08/2013

Kontesce & Gülsah Elikbank Cekilisi

Sevgili Kontesce kitap cekilisi yapiyor ve ben kitap cekilislerine genellikle katilmaya calisiyorum. Makyaj malzemeleri bulunan cekilislere katilmama sebebin, kargo ile Almanya'ya sivi esya gönderemeyeceklerinden dolayi bana cikma ihtimali karsisinda blogcanlari ugrastirmamak.

Evet gelelim cekilise. Bu güzel kitabi kazanabiliyormusuz, hemde imzali :)

Cekilis icin buradan buyurun | Kontesce

Hadi bakalim, kime cikacak.

Ellerine kina yakmis

Kaynak: Google

Buda aslında yine benim meşhur kına ve düğün ikilemesi maceralarimdan bir tanesi.
Geçen hafta çok sevdiğim bir arkadaşımın kinasina gittim. Gelin tarafı Adıyaman'li olduğu için kinanin yine erkekli bayanli karışık olduğunu biliyordum. Hatırlıyorsanız bundan bir kaç ay önce gittiğimiz kınada "bizim heriflerin şeyi yokmu?" diye feryat eden annem sayesinde çok gülmüş, kinalarin bu yörede karışık olduğunu böylece öğrenmiştik.

Kına öğlen 16:00'da başladı. Benim evde işlerim vardı ve ailem de bir yerlere gitmişti. Neyse beş buçuk oldu ve biz hala evden çıkamadık. Anneme söylendim durdum, hadi ama bunlar Adıyaman'li kına karışık. Salon dolmuştur yer bulamayacağız diye.
Yer bulamazsak geri döneriz dedi annemde. Bir yere dönemem ben kivrilir otururum, değer verdiğim bir arkadaşım sonuçta dedim.

Neyse salona girdik in çin top oynuyor. Çok sakin. İlk masada en yakın dostlarımız oturuyordu yanlarında yer vardı, oraya kurulduk ma aile. Gelin gelmemişti zaten. O gelene kadar salonun dolacağını sanmıştım ama yok salon boş kaldı. Neyse çift geldi, millet iki kalktı oynadı ama ortalıkta nedense bir gerginlik vardı sanki.
Gelinin kardeşinin bile yüzü gülmüyordu. Damat tarafından sadece iki kız kardeş ve eşleri vardı. Annesi yıllar önce olmuş, sonradan öğrendim.

Neyse vallahi ben arkadaşımın yüzü gülsün diye kalktım oynadım, annemle birlikte kurtlarımızı döktük.
Zaten damat Elazığ'li eh haliyle Erzincan havalarına benziyor. Bar çalındığında kendimi ortaya attım :)
Kına yakılırken arkadaşımın yanına gittim. Resim çekildik ve kinadan sonra sınavlarım olduğu için bende hemen evin yolunu buldum.

Arkadaşım ertesi gün bana mesaj attı. Canım teşekkür ederim geldiğin için, kimin nasıl ilgilendiğini gördüm, senin kadar ilgilenen olmadı dedi.
Ben bu arkadaşımla uzun yıllardan beri ara ara görüşüyorum. Birlikte okuduk ünide, lisede de yaşı benden küçük olduğu için bir alt sınıftaydı ama sonuçta aynı köyde oturuyoruz. Dedim olurmu ne demek, biz arkadaşız, her gün görüsemesekte böyle güzel günlerde, Allah korusun kötü günlerde bir arada olmamız lazım.

Demem o ki, gelinin yüzününün gülmemesine üzüldüm. Yarın düğünü var, bakalım o nasıl geçecek.

Özlemce Mim

Bu mim nasıl karıştı Tanrım. Ben mimin sonunda yeni soru soracağımızı bilmiyordum. Neyse Özlemcigim mimi yapmış ve kendi sorduğu sorularda beni mimlemis. Hemen hepsine cevap veriyorum.

1.Mutluluk sizce nedir?
Mutlu olmasını bilene mutluluk ufak ayrıntılarda saklıdır. Mesela sokakta doyurdugunuz bir çocuğun gülümsemesi.

2.Sevdiğiniz bir insanı kaybettiniz onu tekrar kazanmak istiyorsunuz? Ne yapardınız? Doğru dürüst sevseydim kaybetmezdim demek ki dersem çok mu küstah olur?

3.Hayatınızda ki olmazsa olmazlarınız nelerdir? Kişi, eşya her şey olabilir...
Kardeşim olmazsa olmaz. Her gün üniye giderken çantamda kitabım olmazsa olmaz. O gün okumasam bile çantamda muhakkak bir kitap vardır.

4.Zamanı geri sarma özelliğiniz var ilk olarak hangi yasa ve hangi olaya geri dönmek isterdiniz? Neden?
İki sene öncesine sarardim. Yani 28 yaşıma ve bir önceki mimde hayatımda dönüm noktası olduğunu ve kendime sakladığım olayın olmamasını sağlardım.

5.Bonus kazandınız ve size zamanı ileri sarma özelliği de verildi..Hangi yasa yolculuk yapardınız, neyi merak edersiniz gelecekte?
Galiba ben 5 yıl sonra Sebastian hayatımda olmaya devam ederse, nerede olacağımızı merak ettiğim için 5 yıl öne sarardim.

6.Evleneceğiniz insanda arayacağınız özellikler arasında olmazsa olmazınız ne olurdu?
Adam gibi adam olması. Yani lafında durması ve sinirlendiği zamanlarda bile sevgisinden dolayı sakinliğini koruyabilmesi.

7.Size sihirli bir değnek veriyorum.. Ve ne istersen onu yapacaksın ama sadece bir kere kullanma hakkın var.
Ne yapardın?
Enistenizi nikah masasına oturturdum ;)

8.Yolda gidiyorsun karşı cinsten biri laf attı. " Hey yakışıklı" --- "Güneş yeryüzüne inmiş, bu ne güzellik" dese ne tepki verirsin?
Yakışıklı kelimesi bana ya neyse onu güzelime çevirelim. "Güneş yeryüzüne inerken seninde başına geçmiş herhalde" derdim.

9.Sana yapılacak en büyük işkence ne olur? Bu soru sizi gıcık etmem için soruldu, haberiniz olsun :))
Boğularak ve yanarak ölme korkusu var. Yani acıklı bir ölüm. Galiba su altında zorla kafamı tutmaları işkence olurdu.

10.Size yapılan yada sizin yaptığınız çok büyük bir şaka oldu mu? Varsa paylaşır mısın, please? :)

Geçen sene üniversitede arkadaşlarla başka bir arkadaşa çok kötü bir şaka yaptık. Kendisi spora gitmişti ve ondan önce kardeşimi aramıştı. Kardeşim telefonu acamamisti. Sonra bizim başka bir arkadaş kardeşimin telefonundan geri arayıp bu numarayı aramışsınız ben polis komseri felanca bu telefonun sahibini nereden taniyorsununuz. Cinayet mahallinde bulundu dedi.
Arkadaş inandı ve panik oldu. Kardeşimin erkek arkadaşını aradı ve kardeşimin telefonunun nerede olduğunu sordu. O arada kardeşim telefonunu kaybettiğini yeni farketmiş gibi yaptı ve arkadaşımız iyice inandı. Kendisi o ara spordan çıkmış bir yere gidecekti ve kardeşimin sevgilisine yolu sordu. Bu arada kardeşimin telefonundan polis rolüne giren arkadaş tekrar arayıp felanca yerden felanca yere yönlendiginizi görüyoruz. Orada ne işiniz var, cinayet mahalline çok yakın dedi.
Arkadaş iyice panikledi. Polis kardeşimi nereden tanıdığını ve kardeşimin su an nerede olduğunu sordu. Arkadaş uninin adresini verdi. Polis arkadaşa hemen üniye gitmesini fakat bu arada hiç kimseyle telefonda konuşmamasını söyledi.
Arkadaş panikle tmm dedi ve kapattı. Bu arada kardeşimin sevgilisi arkadaşı aradı ve arkadaş korkudan su an seninle konuşamam, lütfen kapat üniye geliyorum zaten dedi.
Üniye vardığını gördüğümüzde polis rolündeki arkadaş tekrar arayıp, binanın önüne gelmesini ve ellerini yukarıya kaldırmasını söyledi.
Elleri yukarı kalkmış bir vaziyette binanın önüne gelirken bizim kadroyu görünce kıyamet koptu zaten. Acayip eğlenmiştik. Anlat dedin anlattık Özlem. Uzun oldu ;)

11.Hayat kısa ve zaman çabuk geçiyor o zaman ......... yapalım? Boşluğu doldur bakalım..
Çocuk

MiM - bilmem kac

AhuDudusu beni mimlemis. Oda benim gibi mimlendiginde sevinenlerden.
Bu arada, bu mimi yapmayan kalmadı herhalde. Yapmayanlarda benim onları mimledigimi farzetsin artık ;)

1- Burcunuz Nedir?
İkizler, yükselenim yay. Ona göre yok iki yüzlü falan demeye kalkmayın, kafanızı kırarım. İkizlerin bu özelliği bana çok uzak çünkü.

2- Blog açmak nereden aklıma geldi?
Ben zaten ufak yaşlardan beri yazı yazıyordum, şiir yazıyordum. Defterleri dolduruyordum. Sonra üniden bir arkadaşın blogunu görünce aniden açma fikri geldi. Gerçek blogumdan bahsediyorum tabiki. Sonrada buraya kaçtım zaten. Blogger arkadaşlarım kimliğimi bildiği için bunu rahatça buraya yazıyorum, fakat gerçek adımı gecirmezseniz sevinirim. Zira Su benimle özdeşleşti artık.

3- Keşke bitmeseydi dediğin bir dizi var mi?
Sanırım yok. Son yıllarda Avrupa'ya verdikleri saçma sapan reklamlar yüzünden sinirlerim alt üstü olduğu için TV seyretmeyi bıraktım.

4- Okumayı çok sevdiğin bir kitap turu?
Her telden çalarım ben. Kitap okunur yahu.

5- 1 günlüğüne kimin hayatını yaşamak isterdiniz?
hmm - hiç bilmiyorum.

6- Sizi yazmaktan soğutan olaylar?
Yazmaktan sogutamadilar da, kacmama sebep oldular. Yazdıklarımı beğenmeyen okumasın diyorum ama, üzülüyorum bazen. Gerçi herkes ilk önce kendi için yazıyor, bunu unutmamalı.

7- Hayatınızda dönüm noktası olan yaş hangisi?
28. Sebebi bana kalsın. Daha 3 sene olacak.

8- İnternette sahip olduğunuz ilk takma isim neydi?
Su ;)

9- Hayata yeniden gelme şansınız olsa, hangi ülkede doğmak isterdiniz?
Mutluyum ben Almanya'da. Yine burada.

10- Aklınıza ilk gelen ingilizce kelime hangisi?
what

11- Almayı düşünüp de alamadığınız neler var?
Çok. Su an için üzerinde Atatürkün imzası bulunan bir iPhone kabı istiyorum, daha alamadım.

Hakkımda 11 gerçek

İnternetten tanıştığım birisi için kalktım Türkiye'ye gittim
Ben aslında yıllarca babannemden nefret ettim
Ölse gözümden yaş gelmez dediğim bir insan var hayatta
Dost kazığı yedikten sonra nefret duygusunu keşfettim
Hala ilişkimi ailemden saklıyorum
Üniversiteyi bitirememin sebebi bir yandan hep çalışmam ve birazda tembellik
Bu yaşta hala anne olmadığım için kendime kızıyorum Anne olamamamın sebebi yine kendim olduğum için, yine kendime kızıyorum.
Ankara havalarını sevmiyorum ve düğünüm olursa asla calinmayacak diyorum.
11 denmiş ama daha fazla gerçek bulamadım.

2/07/2013

Döndüm ben galiba

Ve sonunda ben normal bir insan haline döndüm galiba. Bu gün ve iki gün önce sınavlarım vardı. Ve ben yine her dönem olduğu gibi, yumurta bir yere gelince ders çalışmaya başladığım için deli oldum.
Hatta iki sınavımı bir sonraki döneme kaydirdigimi daha önce anlatmıştım size blogcanlar.

Sınavlar iyimi geçti, kötümü geçti hiç bilmiyorum. Şu an için içimde hiç bir his yok. Sonuçları bekleyeceğim artık. Yarın ofisime geri dönüyorum. Yani bir günlüğüne. Tüm hafta izinliydim ve önümüzdeki haftalarda ofiste blok olarak çalışacağız. Yani gün içinde devirdaim yapmayacağız da, tüm hafta tek kişi kalacak, diğer hafta bir başkası. Böylece iki hafta izinli olduğum günlerde eksilen saatlerimi bir haftada yeri toplamış olacağım.

Onun haricinde diğer sinavima tamı tamına 12 gün kaldı. On iki gün uzun bir zaman. Nede olsa bu gün ki sınava sadece 2 gün hazirlanabildim. Diğerine de 7 gün.
Ay kafayı yiyeceğim vallahi.

Burada karneval manyaklığı başladı blogcanlar. Pazartesi karnevala gidip tamburcu eniştenizi seyredeceğim. Oturduğum şehrin karnevali meşhurdur. Bilmem ne kaç kanaldan canlı yayımlanır. Saatlerce sürer. Eniştenizin tambur ekibininde sıra nosu 131 olduğundan yaklaşık bir 4-5 saat oyalanacağimi tahmin ediyorum. Neyse bir kaç gün döndüm ben galiba bloga. Beni özleyen oldumu acaba? Hadi öptüm hepinizi.

Not: Bu arada blogumun yeni sablonunu nasil buldunuz? Siyah-Beyaz. 

2/03/2013

Kaybolmadım

Yoğun sınav stresinden dolayı buraya kaç gündür uğrayamaz oldum. Ne yazı okuyabildim, nede birşeyler yazabildim.
Aslında anlatacak çok şeyim var ve yaşadığım sürece de olacak ama yoğunum blogcanlar.

 Hepinize sevgilerimi iletir ... Mimlemeyi, ara sıra buraya bakmayı, geç haberim olsada her şeyden haberim olduğunu unutmamanızı diler, aranızdan ayrılırım.
Kucaklandınız koca koca. Sevgi yumurcağı gibi oldu bu da, neyse ...