3/02/2013

Kürek


Sevdiğimle ikimizde Mayıs çocuğuyuz. Ben 26 Mayıs, Sebastian 11 Mayıs. Doğum günleri bu kadar yakın olunca, geçen sene bir türlü olmadığından bu sene zamanında birbirimize hediye alabilelim diye, Sebastiana bir isteği olup olmadığını sordum. Sormaz olaydım. Sheldon gibi bir adamdan, nasıl bir hediye isteyeceği belli olmuyor ki.
Yukarıda ki videoda görebildiğiniz japon askerlerinin kullandığı bu ilginç küreği istemez mi benden.
Videoyu gönderdi ilk önce. İlk bir kaç dakika seyrederken dedim, ciddi olamaz herhalde. Ama ciddi ciddi bun istedi. Gelin şimdi Almanya'ya aslında bir japon asker küreği olan bu küreği bulun. Bulamadık tabiki. Ebayde bulduk sonunda, maaşım gelsin alayım derken, bir baktım satılmış.
Başka bir sitede bulmuştum, kredi kartı istedikleri için oradan da satın alamadım. Neyse uzun araştırmalar sonunda bu küreği satan bir site daha buldum ve sonunda ısmarladım. Şimdi beyefendiye yaklaşık 30 gün sonra Hongkong'dan kürek gelecek.

Ben ilk önce sadece ucunda sonsuzluk işareti olan bir kolye istemiştim. Baktım bu beni deli etmeye çalışıyor. Senmisin öyle yapan? Kolyenin yanına birde "otostopcunun galaxi rehberi" kitabından çok sevdiğim Marvin figürünü istedim. Manyagiz biz az biraz. :) Bakmayın şimdi güldügüme, demin Hongkong'dan kürek ararken cinlerim tepeme çıktı yani.

Kısa kısa

En güzeli aslında kısa kısa bir kaç not düşer gibi yazmak.

  •  Hastayım, geberiyorum.
  • Mart’in 18’inde Liverpool’dan Balık geliyormuş, bir ihtimal yine buluşuruz diye seviniyorum.
  •  Sınavımın bir tanesini kaybettim çok üzgünüm.
  •  Bu aralar hangi blogta hangi yazımı paylasacagimi şaşırdım, birden fazla kimliği olunca insanın bazen afalliyormus.
  •  Bloggerlere gerçek kimliğimi açıklamadan cekinmiyorum ama gerçek blogumu daha az insan takip ediyor diye içim bir hoş ayol.
  •  İki günde Death Note manyağı oldum çıktım ben.
  •   Haftaya bosum ve evde olduğum için şimdiden kaybettiğim sınava yeniden ders çalışmayı planlıyorum.

3/01/2013

İnstagram ve twitter

An itibarı ile izleyici sayısı 108'den 107'ye düşmüş Su'dan selamlar.
Ben düşündüm de, bazen google readere girip sizin yazılarınızı okuma fırsatım olmuyor. Ofiste olduğum zaman ufak bir soluk alabilirsem ilk işim reader'i açmak. Onun haricinde cep telefonda twitterde ve instagramda dolanıyorum.
Ben isterim ki oradan da sizi takip edeyim. Yani yorum bölümünden twitter ve instagram isimlerinizi (tabi varsa) gönderirseniz, severek takibe alırım.
Takipleselim derim yani :)

instagram: sudrlmz
twitter: sudurulmaz
öptüm muck

Sonsuzluk

Sonsuzluk işaretini çok seviyorum. O kadar çok seviyorum ki dövmesini yaptırmak istemistim yüzük parmağımın kenarına.
"Ben dövmeleri sevmiyorum" deyip düşüncesini belirten sevgili sayesinde vazgeçtim. Kolumda bulunan dövmeyi (ailemin baş harfleri) iyi ki önceden yaptirmisim yoksa Sebastian onu yapmama da izin vermezdi herhalde. İzin vermemek değil de onunkisi, düşüncesini belirtmek. Benimde düşüncesine saygı duyacağımı bildiği için sıyrıldı işin içinden.
Neyse sonsuzluk işaretini çok seviyorum demiştim, demin bir an sonsuzluk işaretini bulup icon olarak bloggere eklemek istedim ama ondan sonra Sonsuz arkadaşıma saygısızlık olur diye vazgeçtim. İcon için ne önerirsiniz blogcanlar?

Imzalandim

Sonunda bende blog hocam sayesinde yazilarimin sonuna imza ekledim. Cok güzel ve farkli duruyor bence. Coktandir yapmak istiyordum. Sizde yapmak isterseniz  buyurun buradan alalim sizi -->

Sevgiler

Anarşi yazılar nerede?

Ben takip ettiğim bloglarin tüm yazılarını okumak için google readeri kullanıyorum. Yani www.google.com/reader linkinden takibe aldığınız bloglarin yazılarını takip edebiliyorsunuz.
Bu readerın büyük bir avantajı, sayfaları tek tek acmak zorunda kalmamanız. Okuduğunuz yazılar siliniyor, okumadığınız yazılar ise bir sonraki girisinize kadar bekletiliyor.
Ve bu reader'in en büyük avantajı ise, bloggerler tarafından silinen yazılarını bile okuyabilir olmanız. Mesela Anarşi baharı anlatan güzel bir yazı yazmış bu gün saat 10:32'de ve eklemiş sayfasına. Yazıyı okudum, yazı başlığının üzerine bastım ki sayfa açılsın, yorum bırakayım, bir baktım yazı yok.
Yapmayın kardeşim böyle, silmeyin yazılarınızı, dellendirmeyin hasta Su'yu :)

 Neden siliyorsun kız yazılarını?

Hasta Vol.2

Merhaba canlar,

Blogta okudum iyimisin diye whatsapptan mesaj atan Piami dersin, yoksa buradan yazan Anarşi ve Yeliz mi dersin, beni çok mutlu ettiniz.
Dün eve geldikten sonra ilk isim üzerimde bulunan kazağın üzerine bir kazak daha geçirmek oldu. Sonra biraz yemek yedim ve bir aspirin yuttum.
Bir bardak tadı çokta güzel olan bir ilaç içtim. Sonrada sıcak su torbası yapıp, odamın kaloferini de son dereceye açıp yattım.
Titremeler saatlerce sürsede, bu sabah kalktığımda daha da iyiydim. Şu an biraz ağırlık var tabi ki üzerimde ama daha iyiyim.
Çok teşekkür ediyorum tekrar arkadaşlarıma ve haftasonu muhakkak düzelirim diye düşünüyorum.

Bu arada başka bir üzücü olay daha gelişti. Sinavlarimdan bir tanesini kaybetmişim ve çok korkuyordum bu sınavdan kalmaktan. Korktuğum başıma geldi. Şimdi haftaya tekrar ders çalışmaya başlayacağım. Bu sefer son dakikaya sıkıştırmayacağım.

Not: Papatya çayını seviyorum ya

Not2: İki şehir bir Meryem, sanada çok teşekkür ederim canım