Kısaca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kısaca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5/03/2014

Kisa Kisa Vol.6

* Sessiz sakın öylece dur orada. Bana beni anımsatıyorsun.

* Sevgiliden gelen gül aromali seker

*Bir sarap bardagi ne kadar hos duruyor degil mi nehire nazir.

*Gecen Pazar ne güzel 2 bölüm Doctor Who seyrettim

*Ren nehri kenarinda gezmelere gittim




* Posta kutusunda 3 mektup, ücüde babama. Yok olmaz böyle. Gerci hepsi para istiyor. Babamin degimi ile “herkes anami soruyor, babami soran yok.”

* Postcrossing’e üyeyim diye bir arkadasim “ne kadar bos isler ile ugrsiyorsun” demisti bana. Ne kadar zoruma gitmisti lan.

*O arkadasim aklima gelince sinirlendim de ben simdi. Iki aydir ugramadigim Postcrossing sitesinden sekiz adres aldim. Simdi Pazartesi gidip 8 kartpostal alacagim ve gönderecegim dünyanin bilimum her yerine.

Bu arda bu gün bence pazar kilikli bir cumartesi.

Not: Bu bir nevi Fotograf günlügü ve ani cildirmalarimin güncesidir efendim. 




Kisa Kisa Vol.5

12/03/2013

Kisa Kisa Vol.5

*Cumartesi aksami sevdigim ile onlarin mekanda eglenceye gittim. Cok güzel gecti. O bahsettigim sinir oldugum kiz da gelmisti. Sevdigimin yanina ulasamadi ve gercekten de lezbiyen herhalde.

*Pazar gününü sevdigim bir arkadasimin 7 günlük bebegini severek gecirdim. Cok tatli. Oglan bebek ama kiz bebegi kadar güzel yani

*Bol bol kitap okudum yine yollarda

*Havanin soguk olmasi beni sinir ediyor. Donuyorum. Altima iclik mi alsam napsan. Nene donlari bunlar hanim :) kiki

*Yilbasi planlari yapmaktayim. Yuh daha 28 gün var dediginizi duymadim sanmayin ;)

*Bu gün cok sevdigim bir arkadasim ile bulusup Noel pazarini gezecegiz. Kendisi 3 cocuklu anne, bebekleri bu gün kocaya birakacak. Oh. oh.

*Onun haricinde iyiyim, her sey yolunda yani.

Kisa Kisa Vol.4

11/29/2013

Kisa Kisa Vol.4

*Bu gün evdeyim. Dinleniyorum.

*Biraz nezleyim herhalde. Çok hafif bir öksürük var.


*Hava sıfır derece. Dışarıya çıkmaya korkuyor insan.

*Kısa kısa yazmak çok iyi oluyor bazen.

*Arkadaşım Tayfun hastaneden çıkmış, fakat yine de iyi değilmiş. Dün almış başını gitmiş, bu günde çarşıda dolaniyormus.

*Sabahtan beri günlüğüme aldığım notları aktardım. Tam tamına iki yılda neler olmuş, nerelerde notlar biriktirmişim.

*Sinema bileti, şairler akşamı biletleri, gittiğimiz bir lokantanın hesabı, her şeyi biriktirmişim.

*Şimdi çay demliyorum, isteyen var mi?

*Yarın kilerde parti var. Muhakkak gideceğim, yoksa su kevaşe vardı ya benim ki ile bu partide dans etmeye niyetliydi. Nah eder. Kırarım kafasını.

Kisa Kisa Vol.3

8/02/2013

Kisa Kisa - Vol.3

+ Yoğunluktan şikayet etmiştim + Bir türlü fırsatı bulupta arkadaşlarımla iftara gidemedim. Çok geç oluyor bu sene.

+ Beklediğim sınav sonuçları hala çıkmadı. Profesörler tatile gitti tabi, biz öğrenci kişisi bekleye dursun.

+ Kaldığım bir sınav vardı. Enisteniz şimdi bana ders veriyor bu konuda. Canımı çıkarıyor vallahi.

+ Annemle babam 10 yıl sonra izine gitme planı yapıyorlar. Tüm Eylül ayı ev benle kardeşime kalacak herhalde.

+ Bu arada kardeşim aşk acısı çekmeye devam ediyor ve ben oğlanı gördüğüm yerde gebertmekten korkuyorum.

+ Tüm hafta çalıştım. Çok yorgunum. İnsanlar ile uğraşmak bazen çok zor.

+ Bu gün iftara ne yapsam diye düşünüyorum. Dünden kalma pilav ile et var ama hiç değilse bir çorba yapayım diyorum, ha ne dersiniz?

+ Blogumu biraz ihmal etmiş gibi oldum ama burası benim sevgi blogum oldu. Sevgili ile haftada tek görüşünce, bu görüştüğümüzde de ders calistirinca, ramazan olduğundan dolayı başka bir faliyet olmadığından boş kaldı buradan.
Sizde boş kalmasın diye benim zirvaliklarimi okudunuz.
Hadi eyvallah.

Kisa Kisa Vol.2

6/14/2013

Kisa Kisa - Vol.2

 - Ben aslında bu gün evde kalmak istemiştim ama ofiste arkadasin yerine geçince 3 saatliğine ise gittim.

- Bu sabah trenler de gecikti, son dakikada yetiştim ofise bunun içinde çok sinirliyim aslında, hala sinirim geçmedi.

- Dönüşte Rossmann'a uğradım. Geçen hafta pazartesi yapılması için filim vermiştim hala gelmemiş, bundan sonra bir daha oraya vermem. DM'e devam.

- Bu gün aslında Sebastian'in anneannesi ile dedesinin seneyi devriyesi kutlaması var. Beni de çağırdılar, sınavlara çalışmam gerekiyor dedim ve o yüzden gitmedim. Eve geldiğimden beri ders çalıştın mi diye sorarmisiniz bana ... Evet çalıştım, ama su an bıkkınlık geldi, canım dantel örmek istiyor. Seneyi devriyesi kelimesini de 70 yasinda olan komsu teyzemizden biliyorum. Bildiginiz dogum günü iste.

- Gezi olaylarını takip etmeye devam ediyorum fakat Twitter'e girmek işkence gibi bu günlerde. Ortalık RT'den geçilmiyor. Bende önemli bilgileri RT ediyorum bu arada, etmiyorum değil.

- Elimde daha bir sürü okunacak kitap var ve her gün bir yenisi ekleniyor. Bari elimde bulunanları, ileride kendi evim olunca raflarda bulunması gerekmeyenleri internetten satayım dedim, doğru dürüst fiyata satamayacagim için elimde patladı.

- Acaba su köşede bulunan eski eşyalar satan yere mi versem kitapları? Belki de orada satılır. Veririm oraya bir euroya ver gitsin derim dükkan sahibine. Tamam da bu benden şimdi orada raf kiralama parası isterse, harcı borcunu ödemezse. Aman, of

- Kendime ufak kare şeklinde bir fotoğraf makinesi çantası almak istiyorum. Çok tatlı bir tane buldum Ebay'de. Fiyatı da makul fakat ben bu ay başka harcama yapamayacağım için alamıyorum :( Acaba bir sonraki aya kadar satılır mi? Satılmazsa ben alirmiyim? Alırsam bu sefer başka bir çanta görürsem içim gider mi? Sorular, sorular ...
Hatta bu konuyu Balik ile de konustuk, oda bu ay patlatmis cüzdani, bilmem kac tane analog kamera almis, vay amcamin haline ;) 

3/02/2013

Kısa kısa

En güzeli aslında kısa kısa bir kaç not düşer gibi yazmak.

  •  Hastayım, geberiyorum.
  • Mart’in 18’inde Liverpool’dan Balık geliyormuş, bir ihtimal yine buluşuruz diye seviniyorum.
  •  Sınavımın bir tanesini kaybettim çok üzgünüm.
  •  Bu aralar hangi blogta hangi yazımı paylasacagimi şaşırdım, birden fazla kimliği olunca insanın bazen afalliyormus.
  •  Bloggerlere gerçek kimliğimi açıklamadan cekinmiyorum ama gerçek blogumu daha az insan takip ediyor diye içim bir hoş ayol.
  •  İki günde Death Note manyağı oldum çıktım ben.
  •   Haftaya bosum ve evde olduğum için şimdiden kaybettiğim sınava yeniden ders çalışmayı planlıyorum.

12/08/2012

Allak bullak birşey oldu bu


Bu aralar kafam karışık be blog. Bazen buraya bir yazı yazıyorum. Vay ne güzel bir yazı yazdım, keşke gerçek kimliğim altında yayimlasaydim diyorum. Bazende gerçek kimliğim altında bir yazı yazıyorum, tüh lanet olsun keşke onu oraya yazmasaydım ya Su'da yazsaydım diyorum.
Evet Su'yu yaratırken pekte uzun düşünmedim aslında. Su adını çok seviyorum, ileride kızım olursa koyarım belki diye Su'yu yarattım.
Annem Su'da neymiş, isim dediğin iki hece olur desede ben yinede Su'yu seviyorum ya. (Bu arada annem Su'yu tanımıyor tabiki ;))

Kendi kimliğim altında yazdığım yazılarımda duygusallıkta vardı, sinirde, politika da. Her anlamında ben vardım aslında. Sonra nereye gidersem gideyim duygusal yazılarımı eleştirir oldu insanlar. Kendimle ilgili pek fazla şeyi son yıllarda etrafımda ki insanlara anlatmama kararımdan dolayı, insanlarda benden birşey ögrenemdikleri için aklınca yazdığım duygusal yazılardan anlam çıkarmaya çalıştılar.
"vay seni gidi, kimi anlatıyordun o yazıda bakalım?" diye sorularla karşılaşmaya başladım ondan sonra. Annem babamda okuyor blogumu. Onlarında kafalarına hile hurda soktular. Yazamaz oldum ondan sonra. Sinir oldum kendi kendime. Bu yazıyı yayımlamasaydım keşke, bıraksaydım da defterimde kalsaydı dedim. Ama ben yazı yazmayı çok sevdiğimden bu yolu seçtim.

Durulmayan bir Su'yu yarattım. Su kimliğini çok sevdim. O kadar çok sevdim ki Su diye bağırsa yolda biri, döner bakarım, o derece yani.
Ama bazen bunalıyorum blog. Bir resim eklemek isteyince, yada bir yazı yazmak isteyince muallakta kalıyorum Su'ya mi eklesem, diğer blogamı diye? Off yani ...

Beni merak edenler de oluyor tabiki. Blogger arkadaşlardan seni çok merak ediyorum Su diyenler oluyor. Bazıları kimliğimi biliyor. Diğer blogumuda takibe aldılar sağolsunlar. Bazen bir bloggerın yazdıklarını çok seviyorum. Bir bakıyorum okuduklarım bölümüne, iki adresimde var çok mutlu oluyorum. Ama kafam karışıyor blog. Neyi nereye koyacagimi, kendimi nereye saklacagimi bilemiyorum. insanların bu kadar saçma olmasından bunaldım. Etrafımda ki insanlardan bana daha yakın olan blogger arkadaşlarıma sevgilerimi sunuyorum bu sayede.
Etrafımda bulunan ve beni anlayan eşi benzeri bulunmayan gerçek arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum bir yandan, beni ben olduğum için sevdikleri için.

Resim alıntıdır

12/05/2012

Sefiller


Günlerdir elimde dolandirdigim Sefiller kitabını bu gün bitirdim ve bitmesine açıkça üzüldüm.
Çok etkileyici ve sürükleyici bir kitaptı benim için. 18. yüzyilda geçtiği için kullanılan dil de çok hoşuma gitti.
Bir kürek mahkumu olan Jan Valjan'in hapisten çıktıktan sonra başına gelenleri anlatan kitapta karakterlerin hepsi çok çarpıcıydı.
Gerçekten de hayata 1-0 malup başlayan sefiller var. Bu kitap bir sefilin başına gelenleri ve yinede bir şekilde hayata tutunma hikayesini anlatıyor. Olaylar çok ilginç ama ben bir kitabın içinde okuduklarımı anlatmakta hiç bir zaman iyi olmadım. En iyisi sizde okuyun.

Vikipedi icin buradan tik tik

8/10/2012

Herkes biliyor aslında kimin ne bok yediğini
Ve herkes saklıyor birbirinden kiminle neden seviştiğini

Su