Aralık ayına girmeye bir kaç saat kala geleneksel noel yemekleri de başlamış bulunmakta.
Her sene adettir burada, iş yeri ile, arkadaş ortamı ile, mensup olduğun dernekler ile muhakkak bir noel yemeğine gidersin.
Hangi cuma, cumartesine hangi yemeği sıkıştıracağını şaşırırsın ve bir bakmışsın ki yeni yıl gelmiş ve yeni yılda nereye gideceğiz telaşesi başlamış.
Ben yarın akşam geleneksel noel yemeklerini sevdiğimin mensup olduğu tamburcular derneği ile açacağım.
Evet, benim sevdiğim oturduğu şehirin tambur derneğinin başkanı ve tambur çalıyor. Genellikle de burada karneval olduğunda bir çok yerde gösterileri oluyor. Ne demişler kızı boş bırakırsan ya topçuya, ya popçuya hi hi. Bende tamburcuyu buldum.
Her salı akşamı tamburcular ile buluşup prova yapıyorlar ve her sene aralık ayında noel yemeği düzenliyorlarmış. 15 yıldır bu yemeklere her zaman yalnız katılmış, geri kalan insanlar ya eşleri ile yada kız ve erkek arkadaşları ile gelmiş.
Bu sene ilk defa yanında sevdiği insan olarak tamburcuların noel yemeğine katılacağım için bir heyecanlı, en sonunda bir senedir bir şekilde haberder olduğum tamburcular ile tanışacağım içinde ayrı bir heyecanlıyım efendim.
Önceden rezervasyon yaptırdıkları bir italyan restoranında yemek yiyeceğiz hep birlikte. Herşeyin tıkırında gitmesi için Email ile davete eşlik edip etmeyeceğimizi bildirmiş, hatta ekledikleri menü kartından da yemeğimizi seçmiş bulunuyoruz.
Yarın akşam restorana vardığımızda herşey pürüzsüz bir şekilde olacak ve siparişlerimiz önceden belirlendiği için, herkes birlikte yemek yiyecek. Birtek içeceğimizi ısmarlayacakmışız.
Bakalım, bakalım neler olacak.
Not: Ya topçuya, ya popçuya başlığını okuduğunuzda nasıl bir yazı beklediğinizi de ayrı bir merak ediyorum ;)
11/30/2012
11/29/2012
Eli boş gidilmez Vol.2
Dün sevdiğimin teyzesinin doğum gününe gideceğimi söylemiştim. Çok güzel bir akşam geçirdim. 15 kişilik aile kadrosuna dail olmaktan pek bir mutluyum. Bir şarap mahzeninde ilk önce bir bardak şampanya içtikten sonra yemeğe geçtik ve hep birlikte sohbet ederek yemek yedik.
Doğum günü olan teyze beni geçen sefer çok sevdiğini ve sevdiğimin bana iyi davranması gerektiğini söyledi. Sevdiğim ailesinin ilk torunu olduğundan ve aslında benim gibi ilk önce yıllarca yalnız bir çocuk olduğundan dolayı, tüm aile fertleri üzerine titriyor. Sakin sessiz tavrı, herkesle fazla konuşmaması onu biraz aile içinde alay konusu etsede, (sen bizimle konuşma, cep telefonunla uğraş) benimle olan konuşmaları ve ilişkimizin haftaya seneyi-devriyesi olmasından dolayı, ne kadar iyi anlaştığımızı anladılar.
Onun adına mutlu oluyorlar yani ve beni tereddüt etmeden, yabancı olmama rağmen, farklı bir dile ve farklı bir dine menzup olduğum halde ailelerinden birisi olarak saymaları beni çok mutlu ediyor.
Hele bir şirin anneanne var ki anlatamam. Keşke canım anneannem de hayatta olsaydı da tanışma fırsatları olsaydı.
Güzel ve mutlu bir akşam geçirdim yani blog. Haberin olsun. :)
Doğum günü olan teyze beni geçen sefer çok sevdiğini ve sevdiğimin bana iyi davranması gerektiğini söyledi. Sevdiğim ailesinin ilk torunu olduğundan ve aslında benim gibi ilk önce yıllarca yalnız bir çocuk olduğundan dolayı, tüm aile fertleri üzerine titriyor. Sakin sessiz tavrı, herkesle fazla konuşmaması onu biraz aile içinde alay konusu etsede, (sen bizimle konuşma, cep telefonunla uğraş) benimle olan konuşmaları ve ilişkimizin haftaya seneyi-devriyesi olmasından dolayı, ne kadar iyi anlaştığımızı anladılar.
Onun adına mutlu oluyorlar yani ve beni tereddüt etmeden, yabancı olmama rağmen, farklı bir dile ve farklı bir dine menzup olduğum halde ailelerinden birisi olarak saymaları beni çok mutlu ediyor.
Hele bir şirin anneanne var ki anlatamam. Keşke canım anneannem de hayatta olsaydı da tanışma fırsatları olsaydı.
Güzel ve mutlu bir akşam geçirdim yani blog. Haberin olsun. :)
11/27/2012
Eli boş gidilmez
Yarın akşam sevdiğimin teyzesinin doğum günü kutlamasına davetliyim. Kendisi tüm aileyi ve yeğenlerinin sevdiklerini de davet etti.
Sevdiğim hediye konusunu pek önemsemez. Davet edildiği arkadaş doğum günlerine, aile doğum günlerine eli boş gider. Doğum günü hediyelerini zoraki alınan şeyler olduğundan dolayı sevmiyor.
Başlarda bu huyu beni çok şaşırttı. Böylelikle sevgililer gününde ve başka günlerde hediye almadım kendisinden, fakat doğum günümde birşey alacaksın demiştim ve bana ufak bir kalp şeklinde kutunun içerisinde bulunan cukulata almıştı. Önceki yazılarımı okuyanlarınız hatırlar.
Kara kara düşündüm kaç gündür kadına ne alayım diye. Aylar önce beni tüm ailesine tanistirdiginda tanıştığım teyzesi unutmamış beni de davet etmiş. Tabiki birşey almam gerekiyordu. Sebastiana sordum ne alayım, hiç bir fikrim yok diye. "Birşey almak zorunda değilsin" dedi. Zaten başka bir cevapta beklemiyordum.
Dün bir kaç hediye eşyası satan dükkan dolandıktan sonra üstteki resimde bulunan kutucugu aldım. Ahşap bir hazine kutusu, belki içinde takılarını saklar.
içinde de üzerinde "Özel bir insan için" yazan ufak bir şarap şişesi.
Nasıl buldunuz?
11/26/2012
Sen işi bayağı ilerletmissin
Okuduğum üniversitenin 3 farklı yerde kampüsü olduğundan dolayı ve çalıştığım ofisle okuduğum bölüm iki farklı kampüste olduğundan dolayı, iki kampüs arasında gidip geliyorum
Haftanın 3 günü çalıştığım ofiste bulunuyorum diğer günlerde de kendi bölümümde.
Beni son zamanlarda sık sık kampüste gören türk öğrenci kızlardan bu sabah birisi bölümümü değiştirip değiştirmediğimi sordu.
Bende bölüm falan değiştirmediğimi, sadece öğrenci işlerinde kontratlı çalıştığımı söyledim.
"Ohhh, sen işi bayağı ilerletmissin." dedi. Ben bu cümlenin altında her zaman bir art niyet aramışımdır. Bu ne itici bir cümledir yarabbim. "Oh, işi pişirmişsşin" der gibi.
Ayrıca beni tanımıyor bile. Sabahları kantinde kahvemi içerken gördüğü için ve ortak tanıdıklar(dikkat ederseniz arkadaş demiyorum, tanıdık diyorum) olduğu için bana "oh sen işi bayağı ilerletmissin." diyebiliyor.
Sinirlerimi tepeme çıkardı. Bu cümle benim için çekememezlik cümlesidir.
Bu cümle, vay efendim nerelerde çalışıyor kız, biz neden onun yerinde olmayalım ki demektir.
O zaman otur sende bir CV yaz, gönder senide alsınlar Allah Allah. Sanki ben yerime kimse geçemez dedim.
Haftanın 3 günü çalıştığım ofiste bulunuyorum diğer günlerde de kendi bölümümde.
Beni son zamanlarda sık sık kampüste gören türk öğrenci kızlardan bu sabah birisi bölümümü değiştirip değiştirmediğimi sordu.
Bende bölüm falan değiştirmediğimi, sadece öğrenci işlerinde kontratlı çalıştığımı söyledim.
"Ohhh, sen işi bayağı ilerletmissin." dedi. Ben bu cümlenin altında her zaman bir art niyet aramışımdır. Bu ne itici bir cümledir yarabbim. "Oh, işi pişirmişsşin" der gibi.
Ayrıca beni tanımıyor bile. Sabahları kantinde kahvemi içerken gördüğü için ve ortak tanıdıklar(dikkat ederseniz arkadaş demiyorum, tanıdık diyorum) olduğu için bana "oh sen işi bayağı ilerletmissin." diyebiliyor.
Sinirlerimi tepeme çıkardı. Bu cümle benim için çekememezlik cümlesidir.
Bu cümle, vay efendim nerelerde çalışıyor kız, biz neden onun yerinde olmayalım ki demektir.
O zaman otur sende bir CV yaz, gönder senide alsınlar Allah Allah. Sanki ben yerime kimse geçemez dedim.
11/25/2012
Demek ki eklemeyeceksin
Bazen Facebooktan arkadaşlık teklifi geliyor. Bende okuduğum bloggerleri ekledim. Kimisi kabul etti, kimisi kabul etmedi. Sağolsunlar. Üye olduğum grublarda yazdığım yazıları okuyanlardan da arkadaşlık isteği geldi ve ben hepsini kabul ettim.
Bazı günler yazdıklarını yada düşüncelerini beğenmediğim insanlar oldu, yinede silmedim.
İki gün önce oynadığım ChefVille oyununda istek gönderdiğim arkadaşlardan bazıları bu oyunu aslında oynamamakta. Bende arkadaşlardan birine "sen oynuyormusun bu oyunu" diye sordum, hayır cevabını aldım.
Bir iki satır konuştuktan sonra bu güne kadar hiç konuşmadığımız için memnun olduğumuzu belirtip, yeniden görüşmek dileği ile konuşmamızı sonlandirdik.
Bugün mesaj kutumda bu isimden bir mesaj: "Bir daha seninle görüşmeyeceğiz. Lütfen cevap yazma."
Haydaa ... Ne olduğunu anlayamadım ama kırıldım açıkçası. Ben bu insana karşı iki satırda bir hata yapmadım, yada yaptıysam ne gibi bir hata yapmış olabilirim ki. Yada ben ne demiş olabilirim ki, bana bir daha yazma diye mesaj almayı hak ettim.
Aslında mesaj atıp "Hayırdır, yanlış birşey mi dedim?" diye sormak geliyor içimden ama benimde az çok bir gururum var. Sormayacağım, kimseyi rahatsız etmeyeceğim ve bundan sonra gelen arkadaşlık taleplerinde bir kez daha düşüneceğim.
Bazı günler yazdıklarını yada düşüncelerini beğenmediğim insanlar oldu, yinede silmedim.
İki gün önce oynadığım ChefVille oyununda istek gönderdiğim arkadaşlardan bazıları bu oyunu aslında oynamamakta. Bende arkadaşlardan birine "sen oynuyormusun bu oyunu" diye sordum, hayır cevabını aldım.
Bir iki satır konuştuktan sonra bu güne kadar hiç konuşmadığımız için memnun olduğumuzu belirtip, yeniden görüşmek dileği ile konuşmamızı sonlandirdik.
Bugün mesaj kutumda bu isimden bir mesaj: "Bir daha seninle görüşmeyeceğiz. Lütfen cevap yazma."
Haydaa ... Ne olduğunu anlayamadım ama kırıldım açıkçası. Ben bu insana karşı iki satırda bir hata yapmadım, yada yaptıysam ne gibi bir hata yapmış olabilirim ki. Yada ben ne demiş olabilirim ki, bana bir daha yazma diye mesaj almayı hak ettim.
Aslında mesaj atıp "Hayırdır, yanlış birşey mi dedim?" diye sormak geliyor içimden ama benimde az çok bir gururum var. Sormayacağım, kimseyi rahatsız etmeyeceğim ve bundan sonra gelen arkadaşlık taleplerinde bir kez daha düşüneceğim.
İçimizde ki hayvan
Babamla annem dün arkadaşları ile uzakta bulunan bir düğüne gittiler. Bizde oruç tuttugumuzdan dolayı kardeşimle arkadaşımıza gittik ve onlarla birlikte iftar yaptık.
İftarimizi yaptıktan sonra birlikte filim seyrettik ve 22.15'de eve geldik.
Annemle babam daha dönmemislerdi, fakat onlar geç geleceklerini, hatta sabahlayacaklarini söylemişlerdi.
Kardeşimle bu sabah 5'te sahura kalktığımızda bizimkiler hala evde yoktu ve bizde "vay bunlar iyice coştu, bakalım ne zaman gelecekler" dedik.
Sahurumuzu yaptıktan sonra tekrar yattık kardeşimle ve saat 9'da kapının açıldığını duydum. Kalkıp annemlere hoşgeldiniz dedim ve nerede kaldıklarını sordum.
Bütün gece uyumamışlar ve düğünden sonra adamlar biraz eğlenmeye gitmiş.
Bir türkü barında Cansever'in konseri varmış. Erkekler oraya gitmiş, hanimlarda evde kalmış.
Annemin anlattığına göre, adamlar sabah eve dönmüş ve gittikleri her türkü barında kavga çıkmış. Bizimkiler çıkarmamış kavgayı, yanlış anlaşılmasın.
Türkü barların da kavga çıkmasının sebebi ne acaba? Bunu merak eder oldum.
Erkekler genellikle bir iki duble attıktan sonra, herşeyi ve herkesi kendilerine karşı sandıklarından mi, yoksa yanında ki bayana sahip çıkmak için kabadayı ayaklarına takılıp, o arada içkili hali ile başka hanımları rahatsız ettiğini fark etmeden kavga çıkarmasından mi?
Yoksa türkü barları içimizde ki hayvanı mi ortaya çıkarıyor?
Türki dinlemeyi çok severim, sazı çok severim.
Bir kaç kere arkadaşlarla gittiğim türkü barlarında bende rahatsız olduğum için, artık gitmiyorum. Evde acar dinlerim türkümü
İftarimizi yaptıktan sonra birlikte filim seyrettik ve 22.15'de eve geldik.
Annemle babam daha dönmemislerdi, fakat onlar geç geleceklerini, hatta sabahlayacaklarini söylemişlerdi.
Kardeşimle bu sabah 5'te sahura kalktığımızda bizimkiler hala evde yoktu ve bizde "vay bunlar iyice coştu, bakalım ne zaman gelecekler" dedik.
Sahurumuzu yaptıktan sonra tekrar yattık kardeşimle ve saat 9'da kapının açıldığını duydum. Kalkıp annemlere hoşgeldiniz dedim ve nerede kaldıklarını sordum.
Bütün gece uyumamışlar ve düğünden sonra adamlar biraz eğlenmeye gitmiş.
Bir türkü barında Cansever'in konseri varmış. Erkekler oraya gitmiş, hanimlarda evde kalmış.
Annemin anlattığına göre, adamlar sabah eve dönmüş ve gittikleri her türkü barında kavga çıkmış. Bizimkiler çıkarmamış kavgayı, yanlış anlaşılmasın.
Türkü barların da kavga çıkmasının sebebi ne acaba? Bunu merak eder oldum.
Erkekler genellikle bir iki duble attıktan sonra, herşeyi ve herkesi kendilerine karşı sandıklarından mi, yoksa yanında ki bayana sahip çıkmak için kabadayı ayaklarına takılıp, o arada içkili hali ile başka hanımları rahatsız ettiğini fark etmeden kavga çıkarmasından mi?
Yoksa türkü barları içimizde ki hayvanı mi ortaya çıkarıyor?
Türki dinlemeyi çok severim, sazı çok severim.
Bir kaç kere arkadaşlarla gittiğim türkü barlarında bende rahatsız olduğum için, artık gitmiyorum. Evde acar dinlerim türkümü
11/24/2012
Günün Fotografi 19 - 24
19. Rahat
20. Minik
21. Arkanda ne var?
22. Sicak
23. Anahtar
24. Örgü/Yün
Kaldi geriye 6 gün. Bir sonraki etkinlige katilacakmiyim bilmiyorum. Bazi günlerde resim cekmekte zorlandim. Bu ayin listesi biraz zor geldi bana. Bakalim Araligin listesi nasil olacak?
| Ayak ayak üstüne attim tren bekliyorum |
20. Minik
| Ufacik yüz kremim |
21. Arkanda ne var?
| Zifiri karanlik gece. Ofise erkenden gittigim gün. |
22. Sicak
| Sabahlari ofise giderken tren garindan aldigim kahvem. |
23. Anahtar
| Kardesimin meshur anahtarligi. Bir ben eksigim. |
24. Örgü/Yün
Kaldi geriye 6 gün. Bir sonraki etkinlige katilacakmiyim bilmiyorum. Bazi günlerde resim cekmekte zorlandim. Bu ayin listesi biraz zor geldi bana. Bakalim Araligin listesi nasil olacak?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)